Announcing: BahaiPrayers.net


More Books by Derlemeler

Ahd ve Misak Derlemesi
Bahai Egitimi
Bahailigin Cinsellige Bakisi
Birlesen Bir Dünyada Sürdürülebilir Toplumlar
Birlesmis Bir Toplum Olusturmak
Büyüme Üzerine Yansimalar-1
Büyüme Üzerine Yansimalar-4
Büyüme Üzerine Yansimalar-6
Büyüme Üzerine Yansimalar-7
Büyüme Üzerine Yansimalar-8
Defin Yasalari ve Vasiyetname
Dua Toplantilari-2
Dua Toplantilari
Dua ve Derin Düsünce
Dünya Vatandasligi
Ekonomik Problemlerin Çözümü
Emre Toplu Giris
En Kutsal Yaprak Hakkinda Hikayeler
Genclik
Hukukullah
Hz. Abdulbahanin Vasiyetnamesi
Kolaylastirici El Kitabi
Küçük Barisa Giris
Milli Konvensin Hazirliklari
Müsavirler Kurumu
Saglikli Bir Gezegen Icin Kadin-Erkek Ortakligi
Saha Büyüme Programi
Sürdürülebilir Bir Gelecek Icin Degerler
Yansima Toplantilari
Çocuklara Nebilden Hikayeler
Çocuklarin Ruhani Egitimi
Free Interfaith Software

Web - Windows - iPhone








Derlemeler : Saglikli Bir Gezegen Icin Kadin-Erkek Ortakligi
SAĞLIKLI BİR GEZEGEN İÇİN KADIN - ERKEK ORTAKLIĞI

Bahai Uluslararası Toplumu tarafından hazırlanmıştır.

"İnsanlık aleminin refah, barış ve güvenliğine, insanlığın birliği kesin olarak kurulmadıkça ve kurulana kadar asla ulaşılamaz." Ondokuzuncu yüzyılın son yıllarında Hz. Bahaullah tarafından söylenen bu kehanet içerikli sözler, dönemin liderleri tarafından gözardı edilmişti. Ancak, yirminci yüzyılın son onyılında olduğumuz şu günlerde insanlık karşılıklı bağımlılığını giderek daha çok farketmeye başlamış ve sonunda, hiçbir birey, kurum ve ulusun bütünden tamamen yalıtılmış bir şekilde yaşamasının mümkün olmadığına inanmıştır. Çevre / kalkınma krizi birçok insanın dünya hakkındaki görüşlerini yeniden gözden geçirmesine ve dünyayı tek bir organik, karşılıklı bağımlı ve birleşmiş bir sistem olarak görmesine neden olmuştur. Sonuç olarak, toplumun gereksinimleri ile doğal dünyanın sınırlı kaynakları arasındaki denge arayışı, toplum içindeki denge, barış ve uyum arayışının daha geniş kapsamı içinde yer almaya başlamıştır.

İnsan ırkının birliği ile cinsiyetlerin eşitliği arasındaki yakın bağ Bahai Eserlerinde şöyle açıklanmaktadır: ". . . kadın erkekle eşit eğitim alma ayrıcalığına ve erkeğin sahip olduğu tüm haklara sahip olmalıdır. Başka bir deyişle, kadın dünyasının sosyal ve ekonomik eşitlikte erkekle aynı kapasite ve öneme sahip olabilmesi için, kadınlarla erkeklerin eğitimi arasında hiçbir fark olmamalıdır. O zaman dünya birliğe ve uyuma ulaşır. Geçmiş çağlarda insanlık hatalı ve yetersiz oldu, çünkü eksikti. Savaş ve beraberinde getirdiği yıkıntılar dünyayı mahvetti; kadının eğitimi savaşın terk edilmesine karşı çok güçlü bir adım olacaktır, çünkü kadın tüm gücüyle savaşa karşı çıkacaktır. Kadın çocuğu yetiştirir ve genci olgun hale gelmesi için eğitir.

Toplumun gereksinimleri ile doğal dünyanın sınırlı kaynakları arasındaki denge arayışı, toplum içindeki denge, barış ve uyum arayışının daha geniş kapsamı içinde yer almaya başlamıştır.

Kadın oğullarının savaş alanında kurban edilmesine karşı çıkacaktır. Gerçekten de, kadın evrensel barışın ve uluslararası kararların oluşturulmasındaki en büyük etken olacaktır. Hiç şüphe yok ki, kadın savaşı ortadan kaldıracaktır."

Bugüne kadar, toplumsal kuruluş sistemlerinin çoğu kadını bir kenara bırakmış ve önemsememiştir. Genelde modern kalkınma stratejileri eşitsizlik koşullarını güçlendirmeye ve hatta zaman zaman, kızıştırmaya yönelmiştir. Birleşmiş Milletler cinsiyetler arasındaki eşitsizliğe dikkat çekmek amacıyla, "Birleşmiş Milletler Kadın Onyılı: Eşitlik, Kalkınma ve Barış (1975 - 1985)" dönemi başlatmıştır. Bu Onyıl sırasında yapılan bir araştırma, kadınların uluslarının sosyal ve ekonomik yaşamına yaptıkları önemli katkıları ortaya çıkarmıştır. Bu yeni araştırma ayrıca, kadınlar tarafından taşınan gereksiz yükleri ve topluma tam olarak katılmalarını önleyen engelleri de öne çıkarmıştır. Daha da önemlisi, Onyıl kadınları bir araya getirmiş ve görüşlerini ve deneyimlerini paylaşmaları için önceden tahmin edilemeyen fırsatlar sağlamıştır. Kadınlar, kendi gelecekleri ve insan ailesinin geleceği konusunda paylaştıkları kaygıların, ulus, sınıf ve din sınırlarını aşmalarına yardımcı olduğunu farketmişlerdir. Buna ek olarak, Onyıl geleneksel kadın kuruluşlarının yeniden canlandırılmasını ve kadınların özel gereksinimlerini dile getiren yeni Sivil Toplum Kuruluşları'nın (STKlar) yaratılmasını hızlandırmıştır. Bu STK'lar kadınlar arasında yaygın bir iletişim ağı kurulmasını ve böylece de, kadınların kendi gereksinimlerini dile getirmelerini, kendi programlarını tasarlamalarını ve bütün düzeylerdeki karar alma sistemlerini etkilemelerini kolaylaştırmıştır. Onyıl süresince sürdürülen çabaların bir sonucu olarak, kalkınma planlamacıları kadınların eğitim, teknoloji ve kredi gibi kaynaklara ulaşamaması olgusuna el atmaya başlamışlardır. Birleşmiş Milletler kuruluşları, ulusal hükümetler ve uluslararası kalkınma kurumları, kadınların gereksinimlerine ve kaygılarına el atacak birimler oluşturmuşlardır.

İnsan ırkının birliği ile cinsiyetlerin eşitliği arasındaki yakın bağ Bahai Eserlerinde açıklanmaktadır.

Bunlar, büyük oranda güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması gereken çok önemli başarılardır. Ancak, bazı gelişmelere rağmen, kadınlar hâlâ politika üretme alanının dışındadır ve kadını ezen geleneksel sistemler de büyük oranda el değmemiş durumdadır. Bu sistemler, binlerce yıldır toplumu tanımlayan baskı modeline bağlı durumdadırlar; erkekler kadınlara hükmetmektedir; herhangi bir ırk veya etnik grup bir diğerine hükmetmektedir; bir ulus bir diğer ulusa hükmetmektedir.

Kadın evrensel barışın ve uluslararası kararların oluşturulmasındaki en büyük etken olacaktır.

İnsanlığın değişme konusunda gösterdiği tereddüde rağmen, Bahai Eserlerine göre "denge şimdiden değişmekte ve güç önemini yitirmektedir; kadının daha güçlü olduğu zihinsel uyanıklık, sezgi ve sevgi ve hizmet gibi ruhani özellikler değer kazanmaya başlamıştır. Bu nedenle, yeni çağ daha az erkeksi ve kadınsı ideallerle daha çok yoğrulmuş bir çağ -veya daha açık bir anlatımla, uygarlığın erkeksi ve kadınsı unsurlarının daha eşit bir denge içinde olduğu bir çağ olacaktır."

Her ne kadar kadınlar kapasitelerini geliştirmek ve dünya sorunlarının çözümünde aktif bir rol oynamak üzere öne çıkmak zorunda olsalar da, erkeklerin tam bir işbirliği olmadığı takdirde, kadınların eylemlerinin etkisi sınırlanacaktır. Birlik ve uyum içinde bir arada çalışan kadınlar, kendilerine açık olan alanlarda büyük başarılar kazanmış durumdadırlar. Şimdi eşit ortaklar olarak erkeklerle bir aray gelmek zorundadırlar. Erkekler bu sürece tam destek verdikleri, kadınları insani çabanın her alanına kabul

Erkekler ve kadınlar, barışın ortaya çıkabileceği ve çevre açısından sürdürülebilir bir uygarlığın ilerleyip kök salabileceği ahlaki ve psikolojik iklimin yaratılmasına birlikte yardımcı olacaklardır.

ettikleri, katkılarına gerekli değeri verdikleri ve katılımlarını teşvik ettikleri zaman, erkekler ve kadınlar, barışın ortaya çıkabileceği ve çevre açısından sürdürülebilir bir uygarlığın ilerleyip kök salabileceği ahlaki ve psikolojik iklimin yaratılmasına birlikte yardımcı olacaklardır.

Gerçek eşitlik için gerekli değişim, hiç şüphesiz, hem erkekler, hem de kadınlar için zor olacaktır, çünkü iki taraf da neyin alışılmış, neyin rutin olduğunu yeniden değerlendirmek zorundadır. Suçlamalardan vazgeçilmelidir, çünkü hiçbir birey tarihi ve sosyolojik güçler tarafından şekillendirilmiş olduğu için suçlanamaz. Suç, büyümenin getirdiği sorumluluk yararına gözardı edilmelidir. İnsanlığın karşı karşıya olduğu muazzam sorunlar düşünüldüğünde, herkes eski modelin artık işe yaramadığını kabul etmek zorundadır ve herkes insan uygarlığı ve bu uygarlığın dünya olan ilişkisi konusundaki sorumlulukları için gelecek kuşaklara hesap vermekle yükümlü olacaktır.

Ancak, değişim sevgi dolu bir eğitim, kişinin kendisine ve başkalarına karşı sabırlı olmasını ve zaman gerektiren evrimsel bir süreçtir. Erkekler kendi potansiyellerine, kadınlar kendi potansiyellerine ulaşmaktan alıkonulduğu sürece tam olarak ulaşamayacaklarını farkettiklerinde, geçiş dönemi kolaylaşacaktır. Gerçekten de, erkekler eşitlik ilkesini aktif olarak destekledikleri zaman, kadınların kendi hakları için savaşmalarına gerek kalmayacaktır. Yavaş yavaş, hem kadınlar, hem de erkekler, uzun süredir sürdükleri sağlıksız tutumları bir yana atacaklar ve gerçek birliğe götüren değerleri kendi yaşamlarında yansıtmaya başlayacaklardır.

Bahai Uluslararası Toplumu'nun görüşüne göre, ortaya çıkmakta olan dünya uygarlığı, yeni bir değerler dizisine ortak bir bağlılık duyulması, haklar ve sorumluluklar arasındaki dengenin herkes tarafından anlaşılması ve her bireyin, bir bütün olarak insanlığın yararlarına hizmet etmek için istekli olması sayesinde sürdürülecektir. Bahailer için, ne kadınların özgürlüğüne duyulan bağlılık yeni bir gelişmedir, ne de cinsiyetlerin eşitliği belirsiz bir idealdir. Biz, insan ırkının birleşmesinin, erkeklerle kadınlar arasında eşitliğin kurulmasına bağlı olduğuna inanıyoruz.

Yavaş yavaş, hem kadınlar, hem de erkekler, uzun süredir sürdükleri sağlıksız tutumları bir yana atacaklar ve gerçek birliğe götüren değerleri kendi yaşamlarında yansıtmaya başlayacaklardır.

Ortaya çıkmakta olan dünya uygarlığı, yeni bir değerler dizisine ortak bir bağlılık duyulması, haklar ve sorumluluklar arasındaki dengenin herkes tarafından anlaşılması ve her bireyin, bir bütün olarak insanlığın yararlarına hizmet etmek için istekli olması sayesinde sürdürülecektir.

Bahai Eserleri, insanlığın bebeklik, çocukluk ve çalkantılı ergenlik dönemlerinden geçtikten sonra, şimdi olgunluk çağına yaklaşmakta olduğunu ve bu aşamanın "tümüyle uygarlaşmış ve yaşamının tüm gerekli alanlarında organik bir birliğe ulaşmış bir dünyanın yeniden inşa edilmesine" tanık olacağını açıklamaktadır.


Table of Contents: Albanian :Arabic :Belarusian :Bulgarian :Chinese_Simplified :Chinese_Traditional :Danish :Dutch :English :French :German :Hungarian :Italian :Japanese :Korean :Latvian :Norwegian :Persian :Polish :Portuguese :Romanian :Russian :Spanish :Swedish :Turkish :Ukrainian :