Announcing: BahaiPrayers.net


More Books by Derlemeler

Ahd ve Misak Derlemesi
Bahai Egitimi
Bahailigin Cinsellige Bakisi
Birlesen Bir Dünyada Sürdürülebilir Toplumlar
Birlesmis Bir Toplum Olusturmak
Büyüme Üzerine Yansimalar-1
Büyüme Üzerine Yansimalar-4
Büyüme Üzerine Yansimalar-6
Büyüme Üzerine Yansimalar-7
Büyüme Üzerine Yansimalar-8
Defin Yasalari ve Vasiyetname
Dua Toplantilari-2
Dua Toplantilari
Dua ve Derin Düsünce
Dünya Vatandasligi
Ekonomik Problemlerin Çözümü
Emre Toplu Giris
En Kutsal Yaprak Hakkinda Hikayeler
Genclik
Hukukullah
Hz. Abdulbahanin Vasiyetnamesi
Kolaylastirici El Kitabi
Küçük Barisa Giris
Milli Konvensin Hazirliklari
Müsavirler Kurumu
Saglikli Bir Gezegen Icin Kadin-Erkek Ortakligi
Saha Büyüme Programi
Sürdürülebilir Bir Gelecek Icin Degerler
Yansima Toplantilari
Çocuklara Nebilden Hikayeler
Çocuklarin Ruhani Egitimi
Free Interfaith Software

Web - Windows - iPhone








Derlemeler : Müsavirler Kurumu
MÜŞAVİRLER KURUMU
YÜCE ADALET EVİ
GİRİŞ

Müşavirler Heyeti’nin 1968 yılındaki kuruluşundan bu yana otuz yıldan fazla zaman geçmiştir. Bu süre boyunca bu kurum, paha biçilmez tecrübeler edinmiştir ve etkisi tüm Baha’i dünyasında gün geçtikçe daha güçlü bir şekilde hissedilmektedir. Uluslararası Tebliğ Merkezi’nin Kermil Dağı’ndaki konumuna yerleştirilmesi, Müşavirler Heyeti’nin faaliyetlerini tanımlayan bir dokümanın basılması için elverişli bir fırsat sunmaktadır. Buna bağlı olarak, daha önceden bu konu ile ilgili verilmiş olan kılavuzluğun bir derlemesini hazırladık ki bununla ahbapların sadece Müşavirlerin ve onların Muavinlerinin sorumlulukları ile ilgili değil aynı zamanda genel olarak Yönetim Düzeni’nin işleyişi ile ilgili anlayışlarının artmasını diliyoruz.

Doküman iki bölümden oluşuyor. İlkinde, kurumun çeşitli elemanlarının ve onların sorumluluklarının genel bir bakış açısını sunuyoruz. İkinci bölüm ise işleyişinin belirli görüşlerine hitap eden ifadeler listesidir.

Hz. Baha’u’llah tarafından yaratılmış olan Yönetim Düzeni, tayin edilmiş olan ilahi amacını, her biri kendine ait tanımlanmış hareket sahası olan kurumlar sistemi ile yerine getiriyor. Düzenin idari merkezi, başvurdukları kaynakları Hz. Baha’u’llah’ın sözleri ile birlikte Hz. Abdülbaha ile Hz. Şevki Efendi’nin yorumları ve açıklamaları olan Yüce Adalet Evi’dir. Onun kılavuzluğu altında, Baha’i toplumunun ilişkileri ile ilgili kanuni, idari ve adli yetkiler, Mahalli ve Milli Ruhani Mahfiller tarafından yerine getirilmektedir. Bu yetki aynı zamanda, atanmış olduğu durumlarda, bu gibi kurumların oluşturduğu Bölgesel Konseyler, heyetler veya diğer alt heyetlerce yerine getirilmektedir.

Seçilmiş kurumsal idarelere toplum ile ilgili karar alma yetkileri verilmesinin yanı sıra bunların hem inananların hayatlarını hem de Emrin Kurumlarının işleyişlerini etkileyen Yönetim Düzeni’nin ruhani, ahlaki ve entelektüel etkileri de vardır. Bu etki, Müşavirler yüksek merciine atanmış olan bireyler ve onların muavinleri tarafından verilen hizmetlerle özel bir nitelik kazanır. Diğer bir deyişle, Kıtasal Müşavirler, Muavenet Heyetleri üyeleri ve onların asistanları, Emrin korunması ve yayılması ile ilgili olan işlevlerle yükümlüdürler. Bu görevleri yerine getirirken, Kıtasal Müşavirler kılavuzluklarını, vekilliği küresel olan ve işleyişi Yüce Adalet Evi’ne sıkı bir yakınlık içerisinde olan bir kurumdan, Uluslararası Tebliğ Merkezi’nden alıyorlar.

Kendi rolleri çerçevesinde hareket ederken her iki kurum, Müşavirler ve Ruhani Mahfiller, Emrin yayılması ve korunması sorumluluğunu paylaşmaktadırlar. Bunların arasındaki uyumlu etkileşim, inananlara sürekli kılavuzluk, sevgi ve teşvik akışını sağlar ve Emri geliştirmek için bireysel ve toplu girişimlerini kuvvetlendirir. Hz. Şevki Efendi, 4 Haziran 1957’de Emrin Elleri’ne ve Milli Mahfillere hitaben yazdığı telgraftaki kelimelerle bu etkileşimin değerinin altını çiziyor: “ kıymetli emrin güvenliği, bahai toplumlarının ruhani sağlığının korunması, emrin ve onun birey elemanlarının canlılığı, güçlükle inşa edilen kurumlarının uygun işlerliği, dünya çapındaki girişimlerinin ifası ve nihai kaderinin gerçekleşmesi; bunların tümü şu anda bu iki kurum üyelerine dayanan ağır sorumlulukların uygun yapılmasına direkt olarak bağlıdır.”

Seçilmiş kurumlara tayin edilmiş olan bu idari işlevlerden bağımsız olmakla, Müşavirler ve Muavenet Heyeti üyeleri, Baha’i bireylerinde, Baha’i kurumlarında ve Baha’i toplumlarında prensibe bağlılık geliştirme görevine enerjilerini yoğunlaştırabilmektedirler. Öğretiler ile ilgili anlayışları ve Baha’i aktivitelerinin birçok yönüne yakın katılımlarından edinmiş oldukları tecrübeden kaynaklanan hikmet ile seçilmiş kurumların çalışmalarına yardımcı olan öneriler sunabilmeleri için onları özellikle ehliyetli kılmaktadır. Bunun da ötesinde, Ruhani Mahfillerden daha üst bir seviyede olmaları onların düzenli olarak bilgilendirilmelerini ve Ruhani Mahfillerin onların öneri ve tavsiyelerini dikkate almalarını sağlıyor. Emrin idari süreçleri sadece adli konular, kanunlar ve kurallar ve harekete yönlendirici programlarla ilgilenmezler aynı zamanda ahbapların samimi yanıtlarından ortaya çıkan ölçülere kucak açar ve onların enerjilerini yönlendirirler. Müşavirler ve Muavinleri, bireyler olarak kanıtlanmış adanmışlıkları ve kutsanmış ruhları ile bunun gibi tüm idari süreçleri üstlerine alırlar. Aynı zamanda, ahbapların teşvik edilmelerinde ve bireysel inisiyatifin, çeşitliliğin ve harekette özgürlüğün geliştirilmesinde çok önemli bir rol oynarlar. Çabalarında, Hz. Abdülbaha’nın ,“ilahi kokuları yaymak, insan ruhlarını yüceltmek, öğrenmeyi geliştirmek, tüm insanların karakterlerini iyileştirmek ve her zaman, her durumda dünyevi şeylerden arınmış ve bağımsız olmak” çağrısında bulunduğu Emrin Elleri’nin ayak izlerini takip etmeye uğraşırlar.

YÜCE ADALET EVİ
1 Ocak 2001

ULUSLARARASI VE KITASAL MÜŞAVİRLER VE MUAVENET HEYETLERİ

TARİHSEL GELİŞİM

Tanrı Emrinin Elleri Kurumu Hz. Baha’u’llah tarafından yaratılmış ve Vasiyetnamesinde Hz. Abdülbaha tarafından resmi olarak tanımlanıp kurulmuştur. Hz. Şevki Efendi’nin yönlendirmesi ile kurumun fonksiyonları izah edilmiş ve ayrıntılı olarak hazırlanmıştır. Zaman içinde Hz. Şevki Efendi, Emrin Ellerinin işlerine hizmet etmek ve çok önemli etkilerinin Baha’i toplumuna nüfuz etmesini sağlamak için Emrin Korunması ve Yayılması için Muavenet Heyeti’ni belirlemiştir.

Hz. Şevki Efendi’nin suudu ile ve Yüce Adalet Evi’nin daha fazla Emrin Elleri tayin etmek için kanun koymasının mümkün olmadığının neticesine varılması ile Yüce Adalet Evi’nin, Emrin yüksek seviyeli çalışanlarına verilmiş olan koruma ve yayılma gibi kritik fonksiyonları geleceğe uzatacak bir araç tasarlaması gerekli oldu. Kasım 1964’te, Yüce Adalet Evi “daha önceden Emrin Velisi tarafından yerine getirilen, Tanrı’nın Emrinin Elleri Kurumunun genel yönetimini etkileyen konularda karar alma sorumluluğu artık herkesin yönelmesi gerektiği Emrin en yüksek ve merkezi kurumu olan Yüce Adalet Evi’ne devredilmiştir.” diyerek Emrin Elleri Kurumu ile ilişkisini aydınlattığı zaman, bu gelişmenin ilk adımı atılmıştı. Hatta aynı zamanda Muavenet Heyeti üyelerinin sayısı arttırıldı ve her kıtadaki Emrin Ellerine, onların namına ve onların isimlerinde yetki sahibi kapasiteleri ile hareket etmeleri için bir veya daha fazla üye atamaları için çağrıda bulunuldu.

1968’de Kıtasal Müşavirler Heyeti oluşturuldu. Bu önemli karara, Emrin Ellerinin çalışmalarında birçok gelişme eşlik etti: daha önceden kıtalara atanmış olan bu gibi Ellerin hizmetleri, Ellerin bireysel olarak doğrudan Yüce Adalet Evi ile ilişki içerisinde çalışmasıyla dünyaya yayıldı; Emrin Elleri’nin, Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin Muavenet Kurumları haline gelen Muavenet Heyetlerini yönlendirme sorumlulukları sona erdi; Kutsal Topraklar’da bulunan Emrin Ellerine, Yüce Adalet Evi ve Müşaveret Heyeti arasında bir bağ şeklinde hareket etmesi görevi verildi; ve Eller ile Müşavirler Heyeti’nin karşılıklı ilişkilerinin işleyişi açıklanmıştı. Kutsal Topraklar’da bulunan Emrin Elleri’nin yol göstericiliğinde Yüce Adalet Evi tarafından gelecekte bir uluslar arası tebliğ merkezinin kurulacağına da değinilmiştir. Uluslar arası Tebliğ Merkezi, Haziran 1973’te kuruldu. Aynı yılda, Muavenet Heyeti üyelerine asistan atama yetkisi verildi.

Emrin çıkarlarını geliştirmek için bu kadar önemli bir rol oynayan fakat kanuni, idari veya adli yetkisi olmayan ve dini fonksiyonlardan tamamen uzak ya da yetkili yorum yapma hakkına sahip olmayan bireyleri kapsayan Emrin Elleri kurumunun ve dolayısıyla Müşavirlerin varlığı geçmişteki dinlere paralel olmayan, Baha’i yönetiminin bir özelliğidir. Hz. Baha’u’llah ve Kendisi’nden sonra da Hz. Abdülbaha, koruma ve yayılma işlevlerini, hem Emrin seçilmiş kurumlarına hem de atanmış belirli bireylere vermiştir.

Umumi Adalet Evi, Uluslararası Tebliğ Merkezini kastederek bunun kuruluşunun, Kutsal Topraklarda bulunan Emrin Elleri’nin çalışmalarının istenen sonuca varmasını sağladığını belirtmiştir. Tebliğ Merkezi, Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin faaliyetlerini koordine etme, teşvik etme, yönlendirme görevi ile yüklenmiştir ve onlarla Yüce Adalet Evi arasında bir bağ gibi hareket eder.

Umumi Adalet Evi Anayasasında şöyle belirtilmiştir:

Müşavirler Heyeti Kurumu, Yüce Adalet Evi tarafından, Tanrı Emrinin Elleri’ne bahşedilmiş olan koruma ve yayılma işlevleri gibi belirli fonksiyonları geleceğe taşımak için oluşturulmuştur. Bu Heyetlerin üyeleri Umumi Adalet Evi tarafından atanır.

Aynı dokümanda, esas olarak Emrin Velisi tarafından kurulan iki Muavenet Heyeti şöyle tanımlanmaktadır:

Her bölgede iki Muavenet Heyeti olmalıdır; biri Emrin korunması ve diğeri yayılması içindir ve bu üyelerin sayısı Umumi Adalet Evi tarafından belirlenecektir. Bu Muavenet Heyetleri üyeleri, Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin direktifi altında hizmet edecek ve onların vekilleri, asistanları ve öneri vericileri olarak hareket edeceklerdir.

ULUSLAR ARASI TEBLİĞ MERKEZİ

Uluslararası Tebliğ Merkezi’nin, Uluslararası Baha’i Konvenşını’ndan hemen sonra 23 Mayıs’ta başlayan beş yıllık bir dönem için, dünyadaki tüm yetişkin inananlar arasından Yüce Adalet Evi’nin Uluslararası Müşavirler olarak atadığı dokuz üyesi vardır. Tanrı Emrinin Elleri, başından beri Tebliğ Merkezi’nin sürekli üyeleri olmuştur.

Tebliğ Merkezi’nin işleri, özelliği bakımından aslında birlik şeklindedir. Sorumlulukları arasında, Yüce Adalet Evi’ne bilgi ve analiz kaynağı ve Kıtasal Müşavirlere kılavuzluk ve yardım kaynağı olarak hizmet etmek vardır. Dünyanın her yerinde Emrin durumu hakkında tamamen haberdar olması, Emrin büyümesi, kurumlarının sağlamlaşması ve Baha’i toplum hayatının gelişimi imkanlarına karşı tetikte olması gerekmektedir. Bu imkanları, dünya çapındaki ihtiyaçları önceden sezerek ve gerekli kaynakların ulusal toplumların emrine hazır olmasını sağlayarak, küresel planlarla ilişkileri açısından analiz etmelidir. Bu münasebetle, insan kaynaklarının geliştirilmesine ve toplumlara artan sayıdaki inananlarını ruhani iç görüş, Emir ile ilgili bilgi ve hizmet yetenek ve becerileri ile donatabilme kapasitelerini arttırmaya yardım etmeye özel önem verir.

Uluslararası Tebliğ Merkezi’ne güvenliği gözleyerek, Tanrı’nın Emrini korumak yetkisi verilmiştir. Ahdi kırmaya başlayan her durumu – Kıtasal Müşavirlerin ve muavinlerinin hizmetlerinden yararlanarak ve raporlarını değerlendirerek – araştırması gerekir ve suçlunun, Emirden uzaklaştırılıp uzaklaştırılmayacağına, kararını incelemesi için Yüce Adalet Evi’nin takdirine bırakarak karar vermelidir. Tövbekar bir Ahit kıranın eski yerine geri iade edilmesi için benzer prosedür uygular. Emre hem iç hem de dış muhalif kaynakların etkilerine karşı dayanmaları için inananları güçlendirmek için Müşavirlere ve muavinlerine ısrar ederek ve Emrin bütünlüğü ve öğretileri ile ilgili şüphe uyandırabilecek soruları ortadan kaldırmak için Milli ve Mahalli Ruhani Mahfiller’e yol göstererek, daha geniş kapsamlı olarak Baha’i toplumunun ruhani sağlığına dikkat etmesi gerekir.

KITASAL MÜŞAVİRLER HEYETİ

Şu anda dünyanın belli başlı beş bölgesine hizmet eden beş Kıtasal Müşavirler Heyeti vardır: Afrika, Amerika, Asya, Avustralasya ve Avrupa. Müşavirlerin görev süreleri ve Müşavirlerin faaliyet gösterdikleri bölgenin kesin sınırları, her Heyetin üye sayısında olduğu gibi Yüce Adalet Evi tarafından belirlenir. İlk kez 26 Kasım 1980’de, Misak Gününde başlaması tespit edilen görev süresi günümüzde beş yıldır.

Müşavirler, sadece Heyetlerinin atandıkları Kıtasal bölgenin içerisinde faaliyet gösterirler; ikametlerini bu kıtanın dışına taşıyacak olurlarsa, otomatik olarak üyeliklerinden vazgeçmiş olurlar. Müşavirlerin ilk yükümlülükleri, kendi Heyetlerinin çalışmalarına karşıdır. Fakat komşu bölgelere hizmet veren diğer heyetlerin üyeleri ile işbirliği yaparlar ve Uluslararası Tebliğ Merkezi veya doğrudan Yüce Adalet Evi tarafından istendiği takdirde kendi kıtalarının dışında başka bir kıtada belirli bir görevi yerine getirirler.

Her Müşaveret Heyeti, görev süresi içerisinde Emrin korunması ve yayılmasındaki çalışmalarının çeşitli boyutlarını meşveret etmek için birkaç sayıda toplantı düzenlerler. Muavenet Heyeti üyelerinin atanması ve fonların dağıtılması gibi belirli konular, tüm Heyetlerce kararlaştırılır. Başka görevlerin uygulanmasında – örneğin, kıtadaki belirli bir bölgenin Baha’i toplumunun çeşitli unsurlarının canlandırılmasında – Müşavirler bir araya gelip meşveret edip işbirliği yaparlar ki yetenekleri tamamlayıcı bir şekilde kullanılsın. Bir bölgedeki Muavenet Heyeti üyelerinin denetimi ve rehberliği gibi bazı görevler, genellikle Heyet adına bir Müşavir tarafından yerine getirilir. Genelde şunun akılda tutulması gerekir ki Yönetim Düzeni’nin birlikte hareket etmesi gereken kurumlarından farklı olarak, Müşavirler öncelikle bireysel olarak faaliyet gösterirler. Birçok konuyu ele alırken kurumlardaki esnekliğe bağlı olarak her birinin çok geniş olanakları vardır.

Kıtasal Heyetin tüm üyelerinin bütün kıta için sorumluluk taşıdığı anlayışının kazanılması ve içerisindeki ülkelerde, mümkün olduğu kadar, Emrin durumu ile ilişkili olmaları gerekliliği, Müşavirlerin çalışmalarının temelidir. Bireysel Müşavirlerden gelen periyodik raporlarla, Heyet kıtanın her bölgesindeki gelişmelere ayak uydurabilir ve üyelerine, görevlerini yerine getirmelerinde kılavuzluk sunabilirler. Her ne kadar hiçbir Müşavir belli bir bölgede özel bir sorumluluğa sahip kabul edilmese de belli bir alanda Milli Ruhani Mahfil ve Muavenet Heyeti üyeleri ile yakın işbirliği ile edindikleri detaylı bilgilendirilmeleri Heyetteki tüm Müşavirler için değerli bir yarardır.

MUAVENET HEYETLERİ

Muavenet Heyeti Üyeleri, her kıtadaki inananlar arasından Kıtasal Müşavirler Heyeti tarafından, Müşavirlerin atandıkları yılı takip eden yılın Misak Gününde başlayan 5 yıllık bir dönem için atanmaktadırlar. En az yirmi bir yaşında olmaları gerekmektedir. Kıtasal Heyete tam üyelik meşveret ile gerçekleştirilir ki bu gerekirse posta yoluyla da yerine getirilebilir.

Muavenet Heyeti üyeleri , onları atayan Müşavirler Heyetine bireysel olarak sorumludurlar. Onlar kendi kendilerine bir karar alma yapısı oluşturmazlar. Fakat bu prensip, göz ardı edilmediği sürece Muavenet Heyeti üyeleri birbirleriyle görüşüp işbirliği yapabilirler.

Her Muavenet Heyeti üyesine belli bir bölge tayin edilir ve her ne kadar uygulanabilir sebeplerden dolayı bu bölge belli bir ülkeye veya Milli Mahfil bölgesine denk gelse de böyle olması ile ilgili kesin ve sert bir karar yoktur. Muavenet Heyetleri kıtasal kurumlardır ve üyelerine tayin edilmiş olan bölgelerin sınırları ile ulusal sınırlar arasında bir bağlantı olması zorunda değildir. Müşavirler tarafından özellikle vekillik verilmemişse, bir Muavenet Heyeti üyesi kendisine tayin edilmiş bölgenin dışında faaliyet göstermez. Açık sebeplerden dolayı, Muavenet Heyeti üyelerinin, hizmet ettikleri bölgede ikamet etmeleri tercih edilir; fakat eğer bir bölgenin buna uyabilecek bir adayı yoksa Müşavirler alternatif bir düzenleme yapmaya karar verebilirler.

Kıtasal Müşavirler Heyeti, Muavenet Heyeti üyelerine bölge tayin ederken, tüm kıtasal alanın her iki Muavenet Heyetinin üyelerinin arasında paylaştırıldığından emin olurlar. Diğer bir deyişle, her hangi bir yerel toplumdaki Baha’i’lerin başvurabilecekleri hem bir Koruma Heyeti üyesi hem de bir Yayılma Heyeti üyesi olmalıdırlar.

MUAVENET HEYETİ ÜYELERİNİN ASİSTANLARI

Her Kıtasal Müşavirler Heyeti, asistan atamaları için Muavenet Heyeti üyeleri bireylerine yetki vermektedir. Doğru unvanları “Muavenet Heyetinin asistanları” değil ; “ Muavenet Heyeti üyelerinin asistanları”dır. Asistan , belli bir bölgede çalışmak için Muavenet Heyeti üyesi tarafından atanır ve sadece ilgili alanda bir asistan olarak faaliyet gösterir. Asistanlar, Muavenet Heyeti üyeleri gibi, bireyler olarak çalışırlar, danışılan bir heyet olarak değil.

Asistanların hizmet sürelerinin belirlenmesi Kıtasal Heyete bırakılmıştır ve dünya çapında standartlandırılmak zorunda değildir. Muavenet Heyeti üyeleri dilerlerse bazı asistanları belli bir dönem için atayabilirler, bazılarını da değil. Tekrar atanabilme imkanıyla birlikte atamalar sınırlı bir süre için örneğin bir veya iki yıl, yapılabilir. Bazı belirli durumlarda , Müşavirler Heyeti , Muavenet Heyeti üyelerine, kısa süreli olabilecek bir veya birkaç proje için asistanlar atamalarına izin verebilir.

MİLLİ, BÖLGESEL VE MAHALLİ İDARE HEYETLERİNDE HİZMET

Kıtasal Müşavirler ve Muavenet Heyeti üyeleri dahil tüm yetişkin Baha’i’lerin, delege seçimine veya Mahalli Ruhani Mahfil üyeleri seçimine katılmaya hakları vardır. Müşavirlerin pozisyonları ve belirli vazifeleri, onları yerel, bölgesel veya ulusal idare heyetlerinde hizmet vermelerini elverişsiz kılar. Muavenet Heyeti üyeleri, seçilmiş kurumlara seçilebilirler fakat ulusal, bölgesel veya yerel seviyede böyle bir görev için seçilirlerse, Heyet üyeliğini mi yoksa bu görevi mi elinde tutacağına karar vermelidir. Çünkü aynı zamanda bu iki pozisyonda hizmet edemezler.

İster bir Ruhani Mahfile veya Bölgesel Heyete isterse de Milli Konvenşın’a bir delege olarak seçilsin, Muavenet Heyeti üyesine karar verebilmesi için makul uzunlukta bir zaman verilmelidir ve seçim sonuçları duyurulduktan hemen sonra karar vermek için kendini zorunlu hissetmemelidirler. Bir Muavenet Heyetine üyelik, seçilmiş bir kurumdan istifa etmek için geçerli bir sebep sayılmalıdır.

Müşavirler Heyeti ve Ruhani Mahfillerin, kurumları ile en yakın ilişkiye girmeleri teşvik edilse de Muavenet Heyeti üyeleri, heyetlere seçilebilen veya seçilemeyen üyeler olarak tayin edilmezler. Baha’i Araştırmaları Kurumu veya sosyal ve ekonomik gelişmenin herhangi bir safhasından sorumlu olan bir Heyet gibi üyelerinde profesyonel uzmanlık gerektiren bazı belirli heyetler, değişik bir kategoriye girer. Gerekli olan profesyonel yeteneklere sahip olan Müşavirler veya Muavenet Heyeti üyeleri, bu gibi heyetlerde veya kurumlarda hizmet edebilirler tabi ki bu hizmetler kendi görevlerine engel olmadıkları sürece. Aynı şekilde, bir Muavenet Heyeti üyesinin bir Milli Ruhani Mahfil ile işveren / işçi ilişkisi olabilir, örneğin bir halkla ilişkiler görevlisi veya Mahfile ait bir kurumun idarecisi olarak. Ayrıca, bir Müşavirin Milli Mahfil adına, Baha’i toplumunun bir ülkedeki yetkililerle olan ilişkilerini temsil etmesi de mümkündür.

Enstitü faaliyetleri ile yakın ilişkide bulunmak Muavenet Heyeti üyelerinin gelişen işlevlerinin bir bölümüdür ve dolayısıyla eğitim enstitülerinin işlerini idare eden heyetlerde veya kurumlarda hizmet verebilirler. Böyle bir kurumun üyesi olarak hizmet verirken bir Muavenet Heyeti üyesinin, diğer üyelerden farklı danışmanlık veya karar verme ayrıcalığı yoktur. Tabi ki Muavenet Heyeti üyelerinin enstitü çalışmalarına katılımları sadece yönetim kurulu üyeliği ile sınırlı değildir; bir çoğu aynı zamanda koordinatör olarak hizmet verip eğitmen olarak rol oynarlar.

Bir Milli Ruhani Mahfil, milli heyet, bölgesel heyet veya Mahalli Ruhani Mahfil, herhangi bir inanandan isteyebilecekleri gibi, bir Muavenet Heyeti üyesinden de doğrudan, bir yaz okulunda kurs sunmak veya bir konferansta konuşma yapmak gibi bir istekte bulunabilir. Bu isteği yerine getirmenin başka taahhütlerine engel olup olmayacağına karar vermek Muavenet Heyeti üyesinin takdirine bırakılmıştır.

İnananlar aynı zamanda hem Muavenet Heyeti üyelerinin asistanları olarak hem de Mahalli ve Milli Mahfillerde, Bölgesel heyet ve kurumlarda bunların görevlileri olarak hizmet verebilirler. Bu nedenle, bir inananın Muavenet Heyeti üyesinin asistanı olarak atanması bu kişinin başka idare heyetlerinden istifasını gerektirmez ve de böyle bir istifanın kabul edilmesi için bir sebep oluşturmaz. Eğer bir kişinin, asistan olarak atanmasını kabul etmeyecek bir sebebi varsa tabi ki bu konuyu ilgili Muavenet Heyeti üyesinin dikkatine sunmada veya Ruhani Mahfil ile meşveret etmede serbesttir.

KITASAL MÜŞAVİRLERİN VE MUAVİNLERİNİN GÖREVLERİ

Hem Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin hem de Milli Ruhani Mahfillerin, Emrin korunması ve yayılması ile ilgili belirli işlevleri vardır. Müşavirlerin görevleri arasında Muavenet Heyeti üyelerini yönlendirmek, Milli Ruhani Mahfillerle meşveret ve işbirliği yapmak ve Uluslararası Tebliğ Merkezi’ni ve dolayısıyla Yüce Adalet Evi’ni, Emrin kendi bölgelerindeki durumu hakkında haberdar etmek vardır.

Müşavirlerin görevleri, her kıtada Emrin büyümesini ve sağlamlaşmasını teşvik etmek ve Baha’i yaşamının ruhani, entelektüel ve sosyal durumunu geliştirmektir. Müşavirler ve onlara yardım etmekle görevli olanlar, toplumun ruhani sağlığı ve bireyin inancının derinliği, aile hayatı kurumlarının güçlendirilmesi ve öğretilerin incelenmesine çok önem vermektedirler. Ayrıca sistematik faaliyet planları tasarlamak için ahbapların ve kurumların kapasitelerini arttırmakla, bunları etkili bir biçimde yerine getirmekle ve Hz. Baha’u’llah tarafından tasarlanan dünya uygarlığının kurulması aşamasındaki deneyimlerden ders almak ile ilgilidirler. Bu münasebetle, Baha’i toplumunda büyüme kültürü geliştirmek, Müşavirlerin çalışmalarının temelidir.

Yayılma ve Koruma Muavenet Heyetlerinin işlevleri farklıdır. Fakat, özellikle derinleşme ve meşveret alanlarında belirli ortak görevleri vardır. En başından beri Emrin Velisi, Muavenet Heyetlerinin, Emrin Ellerine “Emrin Korunması ve tebliğ faaliyetlerinin geliştirmesi olan çifte mukaddes görevlerini yerine getirmek” konularında yardımcı olacağını belirtmiştir. Emrin Velisi’nin Muavenet Heyeti üyelerinin görevleri ile ilgili tanımında şunlar vardır: var olan idare kurumlarıyla işbirliği ile tebliğ çalışmalarını canlandırıp güçlendirmek; ziyaretleri ile zayıf merkezleri, grupları veya mahfilleri faal hale getirmede yardımcı olmak; planların hızlıca ve verimli bir şekilde yerine getirilmelerine yardımcı olmak; muhacirlerle sürekli görüşüp sorumluluklarının mukaddesliğine değinerek sebat göstermelerine yardımcı olmak; yazışmalarla ve ziyaretlerle bireyleri ve mahfilleri teşvik etmek; tüm Baha’i aktivitelerinin temelinin birlik olduğunu inananların aklına sokmak; ahbapların serbestçe çeşitli Fonlara katkıda bulunmalarını teşvik etmek; ve bireysel çaba ile inisiyatifin önemini dikkatlerine sunmak. Ayrıca Hz. Şevki Efendi, Korumadan Sorumlu Muavenet Heyeti’ne özel olarak Emrin güvenliğini gözetleme görevini tayin etmiştir. Deneyimler göstermiştir ki Korumadan Sorumlu Muavenet Heyeti üyeleri, Emrin yayılmasına da yardımcı oluyorlar fakat enerjilerinin çoğunu dostların Ahd-i Misak ile ilgili bilgilerini derinleştirmeye ve sevgi ile birlik ruhunun arttırılmasına yoğunlaştırırlar. Onların çabalarının Baha’i toplumunun büyümesine önemli katkıları vardır çünkü Emrin korunması, yayılması ile çok yakından bağlantılıdır.

Toplumdaki – teşvik, planların izah edilmesi, öğretilerde derinleşme, Ahd-i Misak’ın korunması – gibi ihtiyaçlara Müşavirlerin ve Muavenet Heyeti üyelerinin karşılık verebilmelerindeki esneklik ve kolaylık onların işlevselleşmelerinde dikkate değer unsurlardır. Bu esneklik onların, durumların gerektirdiklerine göre faaliyet gösterebilmelerini sağlar; ister bir toplantıda fikir vermekle ilgili olsun, isterse de ahbaplara Ruhani Mahfillerinin yönetimini anlayıp onlara uymakla veya Ahd-i Misak konularıyla ilgilenmekle ilgili olsun. Bütün bu koşullarda, ilgili Kutsal yazılara dikkatleri çekebilirler, bilgi verebilirler, durumları araştırabilirler ve her zaman Ruhani Mahfiller için mümkün olmayan yollarla kendilerini bilgilendirebilirler. Böylece, gerekli olduğunda, Ruhani Mahfillerle fikir, analiz, anlayış ve öğüt paylaşabilirler ki bu, kaçınılmaz surette bu Mahfillerin toplumlarına hizmet edebilme yeteneklerini arttıracaktır. Mahalli Mahfillerin yeni ve zayıf olduğu yerlerde, Muavenet Heyeti üyeleri, işlerini düzenlemelerine teşvik ederler. Her durumda, Mahalli inananları Mahfilin inisiyatifine destek olmada birleştirirler.

Asistanların rollerine gelince, onlar genel olarak Muavenet Heyeti üyelerine görevlerini yerine getirmede yardımcı olmakla sorumludurlar. Fakat katkılarının doğası, yardım ettikleri Muavenet Heyeti üyesinin kendilerine tayin ettikleri belirli görevlerin sahasında akseder. Bu görevlerin tam özellikleri, Muavenet Heyeti üyesinin hizmet ettiği toplumun ihtiyaçları ve potansiyeliyle ilgili anlayışı ile belirlenir ve çoğunlukla ancak bu münasebetle asistanların topluma yönelmeleri ve rehberlikleri anlamlı hale gelir.

MİLLİ RUHANİ MAHFİLLERLE İŞBİRLİĞİ

Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin Milli Ruhani Mahfillerle ilişkisi, aynı amaçlara hizmet eden ve Emrin geliştirilmesi ve sağlamca kurulabilmesi için ahbapların çabalarına düşen aynı ilahi teyitleri görmeye istekli olan Emrin iki kurumu arasındaki sevgi işbirliğidir. Her iki kurum Baha’i toplumu oluşturmada mücadelelerle karşılaştıkça ve gururla Emrin ilerlemesine tanık oldukça daha zengin hale gelen evrim geçirici (gelişen) bir ilişkidir.

Toplumun büyümesini ve sağlamlaşmasını sağlamak için Kıtasal Müşavirler ve Milli Ruhani Mahfiller birlikte çalıştıkça, Milli Mahfiller yerine getirilmesi gerekli olan her kararı alır ve uygulanmaları için sorumluluk üstlenir. Müşavirler, işlevlerine kıtasal bir bakış açısı katarlar ki bu, Mahfillere fikir, öğüt, öneri, tavsiye veya yorum şeklinde sunuldukça, Mahfilin anlayışını zenginleştirir, Mahfili sahip olduğundan daha geniş bir deneyimle bilgilendirir ve Mahfilin dünyayı kucaklayan bir vizyona sahip olmasına destek verir.

Yüce Adalet Evi’nin atadıkları görevliler olarak Müşavirler, temeli genişletmede, gücü arttırmada ve Milli Ruhani Mahfillerin ve onların yetkisi altındaki kurumların ve toplumların güvenliğini sağlamada Emrin Başına yardım ederler. Müşavirler, Muavenet Heyetleri aracılığı ile işlevlerinin yararlarını Mahalli Ruhani Mahfillere ve toplumun köküne yayarlar.

Müşavirler sorumluluklarını yerine getirirken, Milli Ruhani Mahfilin üstlendiği ve genellikle her iki kurumun ortak görüşmelerinden doğan inisiyatiflerine destek verir. Muavenet Heyeti üyeleri ahbaplara inisiyatiflerinin doğasını ve amaçlarını açıklar, onları ayağa kalkıp mahfilin çağrısına karşılık vermeleri için motive eder ve birlik içinde hareket etmeleri için teşvik ederler. Tabi ki Müşavirlerin, kurumlarının bu görevleri ne şekilde yerine getireceklerini belirlemek için geniş bir serbestlikleri vardır.

Müşavirlerin, Milli Ruhani Mahfillere çok değerli öneriler sunabilmelerini sağlayan can alıcı bir özellik onların idari detaylardan uzak olmalarıdır, yani Emrin çok önemli konuları üzerine yoğunlaşabilmelerine müsaade eden bir özgürlük. Fakat bu uzaklığın fazla aşırıya kaçmaması için özen gösterilmelidir. Müşavirler, Milli Ruhani Mahfillere idari konular üzerine görüşlerini ifade etmekten engellenmemelidirler ve Milli Ruhani Mahfiller bu konuları Müşavirler ile meşveret edebilme fırsatlarından istifade etmek için kendilerini kısıtlanmış hissetmemelidirler.

Müşavirlerin, belirli görevlerini yerine getirirken Milli Ruhani Mahfillerle görüşmeleri, onlara önerilerde bulunmaları ve onlara tavsiyeler sunmaları onların sadece hakları değil aynı zamanda sorumluluklarıdır. Baha’i toplumunda dikkat gerektirdiğini hissettikleri her problem veya eğilimde Milli Mahfilleri uyarırlar. Bu bağlamda onların bağlantıları Milli Mahfilin işleyişine kadar uzar. Eğer Müşavirler, Milli Ruhani Mahfillerin veya onların kurumlarının çalışmalarında yönetimden veya diğer prensiplerden farklı yolda olan ciddi hareketler fark ederlerse Mahfil ile bu durumu meşveret edip düzeltici faaliyetler önermelidirler. Bunu, böyle bir adımın iki kurum arasında gerginlik doğuracağı endişesini düşünmeden yapmalıdırlar.

Müşavirlerin ve Milli Ruhani Mahfillerin birbirlerine karşı tavırları, işlevsel ilişkilerinin kurallarını tatbik etmeleriyle motive edilmez. Ortak sorumlulukların yerine getirilmesi sadece, tüm başarılı Baha’i ilişkilerinde gerekli olan ruhani çerçeve içerisinde mümkündür. İki kurum arasındaki etkileşim sevgi ortamında ve gerçek saygı prensipleri doğrultusunda gelişir. Hz. Baha’u’llah’ın bu bağlamdaki öğüdü çok yapıcıdır; şöyle buyuruyorlar: "Baha’nın alimlerinin mevkilerini aşağılamayın ve bu gibi idarecilerin makamlarını küçümsemeyin madem ki onlar sizlerin arasında hakimlik edenlerdir.”

ETKİLEŞİMİN ŞEKLİ

Bir yandan Kıtasal Müşavirler ile Muavinlerinin diğer yandan da Milli Mahfiller ile kurumlarının etkileşimlerinin şekli, dinamik bağımsızlık sağlayabilmek amacıyla düzenlenmiştir. Nasıl ki Müşavirlerin, Milli ve Mahalli Ruhani Mahfillerle doğrudan meşveret edebilme ilişkileri varsa, Bölgesel Baha’i Konseyleri ile de böyle doğrudan ilişkileri vardır. Müşavirler, belirli bir amaç için Milli Ruhani Mahfil ile görüşmesi için bir Muavenet Heyeti üyesi tayin edebilir, ama sürekli bir uygulama için değil. Ayrıca, ihtiyaçlar doğrultusunda Muavenet Heyeti üyelerine Bölgesel Konseylerle görüşmeleri için yetki verebilir. Milli ve Mahalli Ruhani Mahfiller, Muavenet Heyeti üyelerine doğrudan emir veremezler çünkü Mahfiller onların çok önemli hizmetlerine bağlıdırlar. Eğer Milli Ruhani Mahfil, bir Muavenet Heyeti üyesinin belli bir görevi Muavin olarak üstlenmesini diliyorsa, bu isteğini Müşavirlere iletmesi gerekir. Müşavirlerin onayı alındığı takdirde, Bölgesel Konseyler, onların bölgelerinde hizmet eden Muavenet Heyeti üyelerinin her çeşit işle ilgili görüşlerini isteyebilirler. Eğer Milli Ruhani Mahfil kabul ederse, zaman zaman bir Muavenet Heyeti üyesinin belli bir alandaki durumu meşveret etmek için milli bir heyet ile bir araya gelmesi tavsiye edilebilir. Fakat bu da sürekli bir esasa dayandırılmamalıdır. Müşavirlere gelince, onlar normalde milli heyetlerle doğrudan fazla iletişim kurmazlar.

Etkileşimin şekli ile ilgili bu sınırlandırmalar, Müşaveret Heyeti ile Ruhani Mahfiller arasındaki işbirliğini arttırır. Muavenet Heyeti üyelerinin zamanlarının ve enerjilerinin tebliğ yönetimi ile ilgilenmeleri sonucu dağılmamalarını sağlar. Dolayısıyla iki aşırı durumun tehlikelerinden kaçınılmış olunuyor: birisi, Muavenet Heyeti üyesinin yavaşça milli bir heyet yönüne girmesi diğeri ise heyet veya mahfilin doğrultusunda mübelliğ olarak oraya buraya yollanması.

Hem Müşavirlerin hem de Milli Ruhani Mahfillerin sorumluluklarını verimli bir şekilde yerine getirebilmeleri için düzenli olarak ve sıkça bilgi paylaşmaları gerekmektedir. Milli Ruhani Mahfil, milli heyetler, Bölgesel Konseyler, Mahalli Ruhani Mahfiller ve diğer kurumlar aracılığı ile toplumunun tüm unsurları ile ilişkidedir. Muavenet Heyeti üyelerinin de Mahalli Ruhani Mahfillerle, gruplarla ve bireysel inananlarla doğrudan ilişkileri vardır böylece toplumdaki gelişmelerden haberdar oluyorlar. Doğal olarak, her iki kurum da birbirlerinden sürekli olarak edindikleri bilgileri hoş karşılarlar. Milli Mahfil ve Heyetleri ile Muavenet Heyeti üyeleri arasındaki doğrudan bilgi paylaşımı arzulanmaktadır. Sadece haber ve bilgi içeren raporlar, birbirleri arasında özgürce paylaşılabilir. Fakat, Milli Mahfilin veya kurumlarının faaliyetini gerektiren Muavenet Heyeti üyesinin önerilerinin, bunları bütünlük içerisinde Milli Mahfille paylaşabilen veya değiştirebilen ya da reddedebilen Müşavirlere havale edilmesi gerekir.

Yıl içi çalışmalarının başlangıcında veya yeni planlar oluşturulduğunda, bu planlara nihai tanımları yüklenmeden önce Muavenet Heyeti üyeleri ile Milli veya Bölgesel Tebliğ Heyetleri veya Bölgesel Konseylerle meşveretlerin düzenlenmesi genellikle yararlı olmaktadır. Dünyanın birçok bölümünde çok yararlı bir uygulama gelişmiştir; şöyle ki, bir ülkenin veya bölgenin birçok kurum ve heyetlerinden üyeler toplumlarının gelişimleri için ortak bir vizyona ulaşmak ve hareket stratejileri tartışmak için meşveret toplantılarında bir araya gelirler. Bu “kurumsal toplantılar” ahbaplara, projelerinin sadece mekanik yönlerini düşünmemelerinde ve planlarının ve ardından gelen faaliyetlerinin Emrin ruhu ile aşılanmasında yardımcı oluyorlar. İlgili bölgelerinin ihtiyaçlarına en iyi hizmet edecek tebliğ stratejileri tasarlamak ve Mahalli Mahfillerle inananlarının desteğini seferber etmek için kurumlarda güveni sağlamak amacıyla çok şey yapıyorlar.

Muavenet Heyeti üyesinin, kendisine tayin edilmiş alandaki Mahalli Ruhani Mahfillerle düzenli irtibatı, işlevinin vazgeçilmez bir gerekliliğidir. Çoğu alanda, sık meşveretler ancak asistanlar aracılığı ile mümkündür. Bu meşveretlerin doğası tabi ki asistanlarının Muavenet Heyeti üyesi adına yerine getirdiği görevlere bağlıdır.

ENSTİTÜLERLE İLİŞKİ

Hem Müşavirlerin hem de Muavenet Heyeti üyelerinin bir eğitim enstitüsü ile ilgisi, özel bir görüşle ele alınmalıdır. Enstitüler öğrenmenin merkezi olarak kabul edilirler ve yapıları, Muavenet Heyeti üyelerinin eğitim sorumlulukları ile uyum içerisindedir ve bunların yerine getirilebilmesi için bir saha temin ederler. Bu merkezler Müşavirlere ve Muavenet Heyeti üyelerine konferanslar, yaz okulları ve ahbaplarla toplantılar gibi yolların yanı sıra inananları eğitmenin resmi yollarına anında ulaşma imkanları sunarlar. Müşavirlerin ve Milli Ruhani Mahfillerin, bütçe düzenlemelerindeki, eğitim enstitülerinin işleyişindeki, program içerikleri planlamalarındaki, müfredat geliştirmelerindeki ve kurs vermelerindeki işbirliklerinin detaylarını meşveret etmeleri gerekir. Bir idari heyet atandığında, üyeliği Milli Ruhani Mahfillerce Müşavirlerle yapılan meşveret sonucunda ve onların tam desteği ile belirlenir.

BİREY VE TOPLUM

Emrin ilişkilerini mahalli, milli ve uluslararası şekilde yönlendirme yetkisi, ilahi olarak seçilmiş kurumlara bahşedilmiştir. Fakat hareket etme gücü, öncelikle inananların birliğinde bulunmaktadır. Bu güç, bireysel inisiyatif seviyesinde ve müşterek irade seviyesinde açığa çıkar. Eğer Emir, Hz. Baha’u’llah’ın insanlık için amacını fark edecekse, Emrin tüm kurumlarının, toplumun ilişkilerinin akıllıca yönetilmesini sağlamakla ilgilendikleri gibi, gücün her iki ifadeyle de açığa çıkması ile ilgilenmeleri gerekir. Müşavirler Heyeti bilhassa bu görev ile yüklenmiştir ve bunu yerine getirme kapasitesi ile de donatılmıştır.

Baha’i hayatının ayırt edici bir özelliği, Allah’a kulluk ruhudur. Hizmet sahasında çalışmakla, birey Hz. Baha’u’llah’a olan sevgisinin üzerine, Ahdin gücünü, duaların dinamiğini, Kutsal yazıların düzenli incelenmesi ile elde edilen ilhamı ile eğitimi ayrıca ilahi kural ve prensiplere bağlı olarak hareket etmeye çabaladıkça ruhuna etki eden değişim yaratan güçleri çeker. Dolayısıyla bunlar Muavenet Heyeti üyeleri ile inananlar arasındaki gelişen ilişkininin tüm mevzularıdırlar.

Emrin işlerinde bireyin rolünün eşsiz bir önemi vardır. Tebliğ çalışmalarının başarısının ve toplumun gelişiminin bağlı olduğu inancın hayatiyetini ortaya koyan bireydir. Hz. Baha’u’llah’ın her inanana O’nun Emrini tebliğ etme emri, Emrin hiçbir kurumuna aktarılamayacak ve hiçbir kurumun üstlenemeyeceği kaçınılmaz bir sorumluluk vermektedir. Fırsatlar yakalamak, dostluklar oluşturmak, ilişkiler kurmak ve Emir ile topluma ortak hizmette başkalarının işbirliğini kazanmak bireyin görevidir. Birey, meşveret edilen kurumların aldığı kararları harekete dönüştürmelidir.

Bireysel inisiyatifi teşvik etmek, Muavenet Heyeti üyelerinin dikkatlice seçtikleri, eğittikleri ve geliştirdikleri asistanların yardımıyla yerine getirecekleri en önemli görevlerden biridir. Bu, ahbapların sürekli olarak cesaretlendirilmelerini, Emrin Kahramanlarının yiğitliklerinin hissettirilmesini ve onların dikkatlerine öğretilerin ihtişamını hayatlarında canlandırmanın öneminin getirilmesini gerektirir. Bu, inananlara her zaman birliğin ve uyumun sebebi olmaları, alıcı ruhları Emre çekmeleri, onları tebliğ etmeleri, inananları beslemeleri ve onları ikan kıyılarına yönlendirmeleri için hararetli ve faal ısrarları gerektirir. Bu, güven kurmayı ve korku ile tereddüdü cesaret ve sebata dönüştürmeyi icap ettirir. Muavenet Heyeti üyelerinin ve onlar gibi hizmet edenlerin kendi zayıflıklarını unutup güvenlerini ilahi teyitlerin gücüne odaklamalarını gerekli kılar. Bundan başka, ahbaplara, etkili hizmetteki yeteneklerini geliştirirken çabalarında eşlik etmeleri anlamına da gelmektedir.

Bu yeteneklerin geliştirilmesinde eğitim enstitülerinin rolü, hiç küçümsenemez. Muavenet Heyeti üyeleri bu kuvvetli aracı kullanıp Emri pasif kabullenmeyi tebliğ tutkusuna dönüştürmek için kullanmalıdırlar. Heyecan uyandırdıkça, bunu sistematik çaba kanallarına kılavuzlamada yardımcı olmalıdırlar. İşte sistematik hareketin bu bağlamında, sağlıklı bireysel inisiyatifi teşvik etmek ve birleşik ortak hareketi geliştirmek Muavenet heyeti üyesinin her an meşgul olduğu iki tamamlayıcı hedefi haline gelmektedir.

Oluşum Çağı boyunca Emrin kurumlarının önündeki en büyük güçlüklerden bir tanesi, hoşgörü ve sevgi ile tanımlanan ve çok güçlü bir hedef anlayışı ve ortak irade ile kılavuzlanan mahalli toplumların geliştirilmesidir. Tüm öğelerinin – erkekler, kadınlar, gençler ve çocuklar – kapasitelerinin geliştirildiği ve güçlerinin birleşik hareketler şeklinde katlanarak arttırıldığı çevreler olarak hizmet eden topluluklar bunlardır.

Toplumun merkezinde güçlü bir Mahalli Ruhani Mahfil işlemelidir. Bir toplum böyle bir kurumla kutsandığında, Muavenet Heyeti üyeleri ve Mahalli Mahfil arasındaki gerçek işbirliği, ruhani transformasyona ve sistematik büyümeye ileten neşeli ve aktif bir hayatın kuvvetlerini meydana getirir. Bununla beraber, her biri kendine tayin edilen faaliyet sahasında çalıştıkça bu kurumlar, hoşgörü ve hatalara karşı tahammül ile tanımlanan öğrenme ve disiplinli davranış ortamı yaratırlar. Aşırı eleştiriden, dedikodudan, çatışmadan ve münakaşadan uzak bir ortamda, aynı zamanda her inanan adına ilgiyi kabul eden düşünce ve hareket birliği oluşturup bunu korurlar. Deneyimli öneriler ve sevgi dolu destek ile ahbapları mahfilin kararlarını dinlemeleri ve davranışlarını uyumlu toplum hayatının gereksinimlerine uydurmaları için eğitirler.

İki kurumun yaratmaya çalıştıkları kültürün önemli bir özelliği, maddi vasıtalara karşı değişmiş bir tavırdır. İster bireysel ister toplu olsun, Baha’i yaşamı ruh cömertliği ile göze çarpmalıdır. Muavenet Heyeti üyeleri, onlarda fedakar bir şekilde verme arzusu aşılayarak ve bunun salıverilen etkilerini denemelerine yardımcı olarak, toplumun bireylerini Emrin fonları konusunda eğitirken bu ruhu geliştirirler.

Toplumun çeşitli öğelerine uygun ilginin adanmasını sağlamak için hem Korumadan Sorumlu Muavenet Heyeti üyesi hem de Yayılmadan Sorumlu Muavenet Heyeti üyesi bunu üstlenmiştir. Kadının daha geniş dış toplumdaki tam katılımının şu anki engellerinin, Baha’i toplumundan teker teker kaldırılmasını sağlarlar. Ahbaplar arasındaki ciddi çalışma alışkanlıklarını ve bunun ortaya çıkması için gerekli olan hoşgörü ruhunu geliştirirler. Çocukların ruhani eğitiminin gerekliliğini herkesin gözü önüne getirirler ve güçlerinin el verdiği kadarıyla çocuklar için düzenli sınıfların kurulup sürdürülmesi için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Ayrıca, Emre kahramanca hizmette gençlerin kapasitelerine tam bir güven ile onlara, Emrin büyümesinde ve toplumun değişmesinde çok önemli araçlar olarak tam potansiyellerinin farkına varmalarında yardımcı olurlar.

Artan sayıdaki mahalli toplumlara bağlı olarak bu çok zor sorumluluklar dizisinin bir veya iki birey tarafından yerine düzgün bir şekilde getirilemeyeceği aşikardır. İşte burada Muavenet Heyeti üyelerine farklı birçok görev için asistanlar atamaları, onları yönlendirmeleri ve sevgi ile faaliyetlerini idare etmeleri konularında verilen özgürlüğün önemi belli olmaktadır. Genellikle, olgunlaşmış Ruhani Mahfilin önderliğinden hoşlanan toplumlarda Muavenet Heyeti üyelerinin görevleri icra edilmez. Mahalli Mahfil, gelişiminin henüz ilk aşamalarında olduğu bir toplumda, asistanların çalışma grupları, dua toplantıları, çocukların ruhani eğitimi için sınıflar ve Ondokuz Gün Ziyafetleri düzenlenmesinin geliştirilmesindeki rolü daha da önemli olmaktadır. Bundan başka Muavenet Heyeti üyeleri, Mahalli Ruhani Mahfillerin karar almada güven elde etmelerine, prensiplere cesurca bağlanmalarına ve ahbapları birleşik faaliyetlere nasıl seferber edeceklerini öğrenmelerine, meşveret sanatını iyi bilmelerine yardımcı olarak Mahfilleri güçlendirmeyle ilgilenmektedirler.

Muavenet Heyeti üyelerinin görevlerinin bu zorluklarla dolu kavramı, bugünkü dünyada idari teoriyi ve uygulamayı belirleyen sosyal düzen ile ilgili kısıtlı tavırlardan esaslı bir ayrılığı gerektirir. Çünkü bireysel ve toplu her hareketi ruhani bir anlam ile aşılamayı şiddetle arzu etmektedir. Hareket üzerine tüm yansımaların odağı yaparak kutsiyeti toplumun kalbine yerleştirir. Başta ne kadar küçük olursa olsun, sahip olduğu kaynaklar ne kadar zayıf olursa olsun, birleşmiş bir Baha’i toplumunda gizlenmiş güç gerçekten çok azametlidir. Bu gücü ortaya çıkarmak için kendilerini benliksizce adadıkça, Muavenet Heyeti üyeleri ve asistanlarına indirilen teyitler de çok büyüktür.

PLANLARIN OLUŞTURULMASI VE UYGULANMASI

Oluşum Çağı’nın dördüncü devresinin başlaması ile, ulusal planların Milli Ruhani Mahfiller ve Kıtasal Müşavirler arasındaki ortak meşveret ile oluşturulacağı uygulama başlatılmıştı. Bu gelişme iki önemli yarar sağlamaktadır: Her bir kurumun deneyim ve anlayışının diğeri için özel olmasına sebebiyet verir ve böylece Baha’i idarisinin iki seviyesindeki iki farklı bilgi kanalını planlama sürecinin emrine sunar; ayrıca Müşavirlere, zaten prensipte destek vermeleri beklenen ulusal planların geçmişi, durumu ve içeriği ile aşina olmalarını temin eder.

Ulusal bir plan yaratmak, Müşavirler ve Milli Mahfiller arasında meşveretten çok daha fazlasını içerir. Örneğin planın olası şartlarını ve bunların anlamlarını detayları ile tartışmak için bir ülkedeki çeşitli kurumlar ve Emrin aktif destekleyicileri arasında meşveret toplantıları düzenlemek ile mükemmel sonuçlar başarılabilir. Ulusal planın başlıca unsurları tanımlanınca, planlama sürecinin hızlıca bölgesel seviyeye, ardından daha küçük alanların seviyesine ve en sonunda mahalli topluma hareket etmesi arzu edilmektedir. Bu süreçte, ulusal bakımdan desteklenen kampanyalar ile en tabandakilerin çabaları arasında başarılabilecek denge, başarı için gerekli koşuldur.

Emrin küresel planlarına bağlı olarak oluşturulan ulusal planlar, dostların faaliyet yapabileceği çerçeve görevini görür. Bunlarla, Milli Mahfiller sadece kendilerinin ve heyetlerinin izleyeceği hedefler koymazlar aynı zamanda inananlara yön verirler, onlar için öncelikleri ve faaliyet alanlarını tanımlarlar ve onlardan Yüce Adalet Evi’nin emirlerine içten karşılık temin ederler. Buna bağlı olarak ahbapların inisiyatifini desteklemek için kaynaklar – yazılar, muhacirler ve gezici mübelliğler, bölgesel ve ulusal olaylar ve istendiğinde fonlar - elde etme ölçüleri benimserler.

Bunların ardından gelen süreçte Bölgesel Heyetlerin, Saha Tebliğ Heyetlerinin ve Mahalli Ruhani Mahfillerin tasarladıkları faaliyet planları, basit bir hedefler listesinden öteye geçmeli ve benimsenecek bir yaklaşımlar analizi ve takip edilecek hareket çizgileri içermelidir. Bu aşamada planlama ve uygulama gerçekten el ele gitmelidir. Eğer öğrenme bir toplumun öncelikli işleme tarzı olacaksa o zaman vizyonlar, stratejiler, hedefler ve yöntemler tekrar ve sıkça gözden geçirilmelidir. Görevler başarıldıkça, engeller ortadan kaldırıldıkça, kaynaklar arttırıldıkça ve dersler alındıkça, hedeflerde ve yaklaşımlarda değişiklikler yapılmalıdır fakat faaliyet sürekliliği sağlayacak bir şekilde.

Muavenet Heyeti üyelerinin bu tasarlama ve uygulama sürecine ilgileri çok yönlüdür. Emrin dünya çapındaki amaçlarının ve başarılarının çözümlendiği, toplum ile içinde işleyen güçlerin durumlarının incelendiği, fırsatların ve ihtiyaçların keşfedildiği görüşmelere katkıda bulunurlar. Büyüme için ortak vizyon ve stratejiler üreten meşveretleri, Emir ile ilgili bilgileri ile yönlendirirler. Dostlara ve özellikle eğitim enstitülerindeki çabalar ile geliştirilen yeteneklerine olan aşinalıkları, dikkatleri gerçekçi olan ve inananların anlayışları çerçevesindeki faaliyet planlarının özelliklerine çekmelerini sağlar. Her birinin atayabileceği asistan ağı, onlara mahalli seviyede faaliyeti teşvik eden ve bunu sonuna kadar takip eden araçlar temin eder. Ve bunların ötesinde, içinde bulundukları sevgi ve saygı, onlara sancaktar gibi hareket etme ve toplumu harekete yönlendirme fırsatını yaratır.

FON

Müşavirler Heyeti ruhani ve maddi uygarlığı geliştirmek ile meşgul olduğuna göre doğal olarak da maddi araçların arttırılması ve idare edilmesi ile ilgilenmektedir. Müşavirlerin Emrin her fonu ile ilgili yoğun ilgileri vardır ve Muavenet Heyeti üyeleri, eski veya yeni her inananı Emrin fonlarına katkıda bulunmanın ruhani önemi konusunda eğitmek için her türlü çabayı göstermektedir. Ayrıca toplumun çeşitli kurum ve heyetlerinde fonları akıllı ve etkili bir şekilde harcama kapasitesi geliştirmeye yardımcı oluyorlar. Bir Milli Mahfil yıllık giderlerini karşılayabilmek için Uluslararası Baha’i Fonu’ndan tahsisat talep edince, Yüce Adalet Evi bu Mahfil ile yakından çalışan Müşavirin fikrini almaktadır. Müşavirlerin emrinde aynı zamanda Milli Ruhani Mahfillerin başka yollarla karşılanamayan özel ihtiyaçları ve fırsatları olduğunda onları finanse etmek için birkaç tahsisat fonları vardır.

Kurumun kendi harcamalarına gelince, Emrin Velisi 6 Nisan 1954 tarihli bir mektubunda beş Kıtasal Baha’i Fonu’nun başlatılmasına değinmişti. Şu anda çok iyi yerleşmiş olan bu Fonlar, Müşavirlerin ve muavinlerinin aktivitelerini desteklemektedirler – onların seyahatleri ve idari harcamaları – ve her biri Yüce Adalet Evi’nin Kıtasal Fonu’nun Vekili’ne atanan Muavenet Heyeti’nin bir üyesi tarafından idare edilmektedir.

Emrin fonlarına katkıda bulunmanın en paha biçilmez nimetlerinden biri, Hz. Baha’u’llah’ın, kendi adına bir başkasını tebliğ etmeye tayin etme çağrısına karşılık verebilme fırsatını sağlamasıdır. Kendisi adına başkasını vekil tayin edebilme fonları vekil tayin etmeyi dileyen ile tebliğ sahasında ayağa kalkıp hizmet etmeye gönüllü olanlar arasında bir bağlantı sağlamak amacıyla her seviyede – mahalli, milli, uluslararası – oluşturulmuştur. Uluslararası Vekil Tayin Etme Fonları, dağıtımları konusunda Kıtasal Müşavirlerden öneri alan Uluslararası Tebliğ Merkezi tarafından idare edilmektedir. Yüce Adalet Evi, 1996 Rızvan Mesajı’nda belirtmiştir ki bir eğitim enstitüsünde hizmet veren bir eğitmen tayin etmek, böyle bir sorumluluğu yerine getirmenin bir yoludur ve bu amaca Kıtasal Fonlar aracılığı ile katkıda bulunma fırsatını doğurmuştur. Sunumlarını doğrudan doğruya dostların ilgilerine uygun yaparak inananları vekil tayin etme çağrısına karşılık vermeye teşvik etmede ve onlara güncel ihtiyaçlar hakkında detaylı bilgi temin etmede Muavenet Heyeti üyeleri ve toplumun kökünde çalışan asistanları ideal bir pozisyondadırlar.

EMRİN KORUNMASI

İnsanlığın birliği esası, Ahdin gücüdür ve bu güç Baha’i hayatının her ayırt edici unsurunu canlandırmaktadır. Müşavirler Heyeti, Emri korumak olan mukaddes görevini, Hz. Baha’u’llah’ın Zuhuru’nun bu eşsiz özelliği bağlamında ele almaktadır. Özellikle korumaya atanmış olan Muavenet Heyeti üyeleri her zaman herkesin odaklanması gereken merkezin – Ahdin Merkezi Hz. Abdülbaha ve atanmış varisleri Emrin Velisi ve Yüce Adalet Evi’nin – gerekli ihtiyaçlarının bilincinde olmaları gerekir.

Emrin korunması ile ilgili görevlerini yerine getirirken Müşavirler ve Muavenet Heyeti üyeleri, ikan köklerini beslemeye, ahbapların yüreklerinde her şeyi kuşatan sevgi kıvılcımını körüklemeye, çok eski çatışma ve çekişmeye karşı durmaya ve dostluk ile birlik bağları canlandırmaya, prensibe ve Öğretilerde kutsal sayılan manevi standartlara bağlılığı geliştirmeye, inananların bakış açılarını bencilliğin kısıtlayıcılığının üstesinden gelip enerjilerini insan ırkının huzuruna adamalarına yönlendirmeye ve Hz. Baha’u’llah’ın Düzeni’ne olan sadakatlerini güçlendirmeye uğraşırlar.

İnananların, yüksek ahlaki standartlara ulaşmalarına yardımcı olmak onların özel yaşamlarına burun sokmayı gerektirmez. Bu sorumluluğun tabiatı, aslında eğiticidir. Bir yandan Muavenet Heyeti üyelerinin Mahalli Mahfillere sunduğu tavsiyeler ve diğer yandan da kendilerinin ve asistanlarının ahbaplarla yetiştirdikleri sıcak dostluk, bu eğitim sürecini geliştiren hazır araçlardır. Bu çabaların birikerek çoğalan etkileri dostların, örneğin eğitim enstitülerinin sunduğu resmi kurslarla edindikleri yararlarla birleşince, sağlıklı ve coşkun mahalli toplumların oluşumuna çok katkıları olmaktadır. Bu eğitim süreci kesinlikle gerekli olduğu zaman Ruhani Mahfillerin onayını almayı kapsamaktadır. Bu gibi durumlarda Müşavirlerin ve Muavenet Heyeti üyelerinin mahfile olan önerileri çok değerli olabilmektedir.

Her ne kadar ahbapların Ahit ile ilgili anlayışlarının derinleştirilmesi ve Ahde karşı sevgilerinin ve sadakatinin arttırılması çok büyük önem teşkil etse de Korumadan Sorumlu Muavenet Heyeti üyelerinin görevleri bununla sona ermez. Muavenet Heyeti üyeleri, kendini egonun etkilerine kaptırarak ahbapların akıllarına şüphe tohumları serpmeye ve Emri sarsmaya çalışanların hareketlerini gözleyerek tedbirli olmalıdırlar. Genel olarak, inananlar ne zaman bu gibi problemlerin farkına varırlarsa, hemen yönelmeleri gerektiğini hissettikleri herhangi bir kurum ile temasa geçmelidirler; ister bir Müşavir, bir Muavenet Heyeti üyesi, Milli Ruhani Mahfil isterse de kendi Mahalli Mahfiline. Bundan sonra, bilginin doğru kanallara aktarılmasını ve etkilenen tüm diğer kurumların da süratle bilgilendirilmesini sağlamak o kurumun görevi olur. Bu sorumluluk, ilgili Mahfille bağlantılı olarak duruma karşı bir çeşit tedbir almak için Muavenet Heyeti üyesinin üzerine çok sık olarak düşecektir.

Bu ilgilenme, ilgili inananla meşvereti; gerekirse hareketinin sonuçları konusunda onu uyarmayı; ve onların müdahalelerini gerektirebilecek durumun ciddiyetini Müşavirlerin dikkatine sunmayı içerecektir. Doğal olarak bu entrikalara karşı koymak ve onları kılavuzlama çabalarına rağmen sonuçta yine de Ahdi kıracak olanların etkilerinin yayılmasını durdurmak için Muavenet Heyeti üyesi her türlü çabayı göstermelidir.

Düşmanlarının saldırılarına karşı Emri koruma gerekliliği, özellikle saldırıların çok nadir olduğu yerlerde, ahbaplar tarafından pek takdir edilmemektedir. Fakat bunlar gibi karşı koymaların artacağı, planlanacağı ve nihayet küreselleşeceği kesindir. Yazılar, sadece iç düşmanların entrikalarının güçlenmesini değil aynı zamanda Emir en büyük zaferine doğru ilerlemesini sürdürdükçe ister dini ister dünyevi olsun dış düşmanlarının nefretinin ve muhalefetinin de artacağını önceden haber vermektedirler. Bu yüzden Korumadan Sorumlu Muavenet Heyetleri, Emrin Velisi’nin yazılarının ışığında, hareketlerini gizlice inceleyerek, oluşması kaçınılmaz olan karşı koymaya karşı ahbapları akıllıca uyararak, Tanrı’nın Emri’nde her krizin gizli ama gerçek bir inayet olduğunun kanıtlandığını açıklayarak ve onları “karanlık güçlere karşı Işık Ordusunu saf saf dizecek olan dehşetli mücadeleye” hazırlayarak “düşman olarak bilinenleri veya Emir’den çıkartılanları” “her zaman” “uyanık bir göz” ile gözetlemelidirler.

KAYNAKLARIN DÜZENLENMESİ VE TEDARİK EDİLMESİ

Müşavirlerin ve yardımcılarının çalışmaları iki kapasitenin tamamlayıcı ve karşılıklı etkileşimleri ile seçkindir. Bir taraftan bu kurumun üyeleri bireyler gibi gözlem yapma, çözümleme, sonuçlara varma ve başkaları için öneriler ile kendileri için faaliyet planları oluşturma özgürlüğüne sahiptirler. Diğer taraftan Emrin bu çalışanlarının dünya çapındaki faaliyetleri, Yüce Adalet Evi’nin daimi rehberliği ile uyum içerisinde olan bir tutarlılığı gözler önüne sermektedir. Bu uyum, Kıtasal Müşavirler ile Uluslararası Tebliğ Merkezi arasındaki etkileşim ile başarılmaktadır.

Tebliğ Merkezi Kıtasal Müşavirler Heyeti’ni koordine ederken, teşvik ederken ve yönlendirirken onların emrine bazı kaynaklar sunar. Bunlar Tebliğ Merkezi’nin ya doğrudan bir proje için ayırdığı ya da Müşavirler Heyeti’nin yetkisi ile harcanacak toptan bir miktar para şeklinde tahsis ettiği – muhacir ve gezici mübelliğler tayin etmek, kitaplar temin etmek, tebliğ projelerine ve büyüme programlarına hazır bulunmak, faal olan eğitim enstitülerini desteklemek için kullanılan – çeşitli fonların yanı sıra belirli uzmanlıkları olan bireylerin hizmetlerini içermektedir. Bu kaynakların tedarik edilmesi, Müşavirler Heyeti’nin dinamik olan ve büyüyen bir toplumun gereksinimlerine karşılık vermede inananlara yardımcı olmalarını sağlar.

Uluslararası Tebliğ Merkezi tarafından Müşavirlerin ve onların aracılığı ile geniş çapta toplumun hizmetine sunulan bir kaynak, deneyim ile doğmuş olan – yeni bir uygarlığın yaratılmasına kendini adamış olan çok çeşitliliği olan bir toplumun deneyimi – ve sürekli artan bir hikmet bolluğudur. Tebliğ Merkezi, Müşavirlerin, Muavenet Heyeti üyelerinin ve asistanların ağı ile metotlarını ve yaklaşımlarını analiz ederek ve Emrin sistematik büyüme sürecine ilişkin vardıkları sonuçları sunarak, bireysel ve toplu çabaların işlerini gözlemleyebilir. Bundan dolayı Müşavirler Kurumu’nda meşvereti zenginleştiren, deneyimleri teşvik eden, Baha’i dünyasının meşgul olduğu muhteşem girişimin başarısının güvencesini veren, dünyanın en ücra noktasında elde edilen deneyimlerin tüm inananlarla paylaşılabildiği bir sistemimiz vardır.

KURUMUN İŞLEYİŞİ İLE İLGİLİ BAZI BELİRLİ GÖRÜŞLER
ULUSLARARASI TEBLİĞ MERKEZİ

Karar alırken Uluslararası Tebliğ Merkezi birleşik bir yapı şeklinde hareket eder. Fakat görevlerinin yerine getirilmesi, üyelerinin seyahat etmelerini gerektirmektedir. Bu seyahatleri sırasında Kıtasal Müşavirler bazen Tebliğ Merkezi’nin görüşlerini sunacak bazen de genel öneriler sunarak teşvik edeceklerdir .

Uluslararası Tebliğ Merkezi amaçlarını başarmaya çalışırken özellikle Kıtasal Müşavirler aracılığı ile çalışmaktadır; Müşavirlere ve onların Muavinlerine olan önerileri sayesinde ahbaplarla olan ilişkilerinde bu görüşleri onlara sunabilmektedirler. Bundan dolayı Ruhani Mahfillerle ve belirli uluslararası muhacirler ve gezici mübelliğler dışında bireysel Bahailerle bağlantıları dolaylıdır. Tebliğ Merkezi, Ruhani Mahfillerle ve Bölgesel Konseylerle yazışmaz. Eğer bunlardan veya muhaceret ya da gezici mübelliğ ile ilgisi olmayan bireylerden böyle mektuplar alırlarsa bunları Yüce Adalet Evi’ne aktarır.

Uluslararası Tebliğ Merkezi’nin ve Kıtasal Müşavirlerin muhaceret ve gezici tebliğ ile ilgili çabalarını kolaylaştıran yapılar arasında Tebliğ Merkezi’nin doğrultusunda çalışan Kıtasal Muhaceret Heyetleri vardır. Onların faaliyetleri Milli Ruhani Mahfillerin ve kurumlarının aktivitelerini kuvvetlendirmektedir.

Uluslararası Tebliğ Merkezi ile Kıtasal Müşavirler arasındaki yazışma, onların rehberlik ile bilgilerini amaçlamakta ve ayrıca görevlerini yerine getirirken onlara yardımcı olacak bir kaynak amacını taşımaktadır. Bir Müşavir bir Milli Ruhani Mahfil ile meşveret ettiği zaman, Tebliğ Merkezi’nin bir mektubunun tamamını veya bir kısmını Mahfil ile paylaşmaya karar verebilir. Fakat kendisi böyle yapmamayı da tercih edebilir ki örneğin Mahfilin sunulan görüşlere daha fazla dikkat vermesi gerektiği gibi izlenimlerden kaçınılsın.

Durumlar, Yüce Adalet Evi’nin her hangi beş yıllık dönemin sonunda yeni atamalar yapmasına engel olursa, Uluslararası Tebliğ Merkezi bu gibi atamaların yapılabileceği zamana kadar çalışmaya devam edecektir.

KITASAL MÜŞAVİRLER

Her Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin, Yüce Adalet Evi’nin belirlediği çizgiler çerçevesinde kıtasal alanının bölgelere bölünmesi ve bölgelerin sınırlarının tanımlanması gibi konularda karar vermek için geniş yetkisi vardır. Belli bir bölgedeki ülkelerin durumları ve ihtiyaçları konusunda meşveret etmek için bir grup Müşavirin toplanması ne kadar değerli olsa da bölgesel gruplara verilen aşırı önemin onları kesin (değişmez) yapılar haline çevirmemesine dikkat edilmesi gerekir.

Her Müşavirler Heyeti, üyelerinin Muavenet Heyetlerinin işlerini idare etme, Heyetin yetkisi altındaki alanda seyahat etme, Milli Ruhani Mahfillerle bağlantılı olma ayrıca Bölgesel Konseyler, Mahalli Ruhani Mahfiller ve bireyler ile etkileşme yöntemlerini kendisi belirler.

Her Heyet, yazışmalarının idare edilmesi için ayarlamalar yapar, resmi adresini belirtir ve merkezi bir ofis ve gerekirse Muavenet ofisleri oluşturur. Ofislerin mülkiyetinin satın alınması veya kiralanması ve malzeme sahipliği ile ilgili dokümanlar yasal olarak kabul ediliyorsa Müşavirler Heyeti’nin adına, aksi takdirde Ruhani Mahfilin veya güvenilir bir bireyin adına tutulabilir. Şu anda resmi tasdik içi Müşavirler Heyeti’nin Milli Ruhani Mahfillere verilen onaydan yararlanması yeterli olacaktır.

Heyetin ofislerinin çalışmaları ofisin kendi adında değil; Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin adında yapılmalıdır. Müşavirler Heyeti’nin mektupları, Heyetin adına bir Müşavir tarafından imzalanmaktadır ve “Kıtasal Müşavirler Heyeti” gibi şahsi olmayan bir unvan ile imzalanmaz.

Hem Kıtasal Müşavirler Heyeti hem de bundan dolayı bireysel üyeleri, kurumla ilgisi olan her konuyla ilgili olarak Baha’i Dünya Merkezi ile doğrudan doğruya yazışmaktadır. Normal koşullarda bunlar gibi tüm yazışmalar bunları Yüce Adalet Evi ile ve gerektiğinde Dünya Merkezi’ndeki heyetler ile paylaşan Uluslararası Tebliğ Merkezi’ne yollanmaktadır. Müşavirler de bireysel inananlar olarak Yüce Adalet Evi’ne veya herhangi bir kurumuna yazabilirler. Ayrıca, gelişme ile ilgili konularda ister Müşavirlerin bünyesinde ister bireysel bir inanan olarak doğrudan Sosyal ve Ekonomik Kalkınma Ofisi ile yazışabilirler.

İhtiyaçlar doğdukça Müşavirler kıtaları dışındaki Milli Ruhani Mahfillerle yazışabilirler.

Bir Müşavir, bir Muavenet Heyeti üyeleri grubuna veya asistanlarına bir haber bülteni yollayabilir veya bir bölgedeki Mahalli Ruhani Mahfillere veya inananlarına bir sirküler hazırlayabilir. Fakat, eğer Müşavirler bir toplumdaki inananlara düzenli olarak dağıtılması için haber bülteni şeklinde bir doküman hazırlayacak olsalar bu, ahbapların akıllarında karmaşaya yol açardı. Ne Kıtasal Müşavirler Heyeti ile Milli Ruhani Mahfillerin ne de Muavenet Heyeti üyelerinin asistanları için basıp dağıttıkları bültenler bir denetim kurulu tarafından gözden geçirilmek zorunda değildir. Yine de Milli Mahfili bu gibi yayınlardan haberdar etmek iyi olur.

Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin ve Muavenet Heyetleri’nin dosyaları kuruma aittir; kişisel dosyalar olarak kabul edilmemelidirler. Dosyalarının düzgün bakımı ve Heyetteki hizmet dönemi bitmiş olan ahbaplardan toplanmış olan malzemelerin düzenlenmesi için koşulların uygun olmasını Müşavirler Heyeti’nin temin etmesi gerekmektedir.

Müşavirlerin, seçilmiş kurumlara tayin edilmiş olan idari fonksiyonlardan muaf oldukları ifadesi, onların hiçbir idari görevlerinin olmadığı anlamına gelmemektedir. Müşavirler, ofislerinin işleri, hizmetlerindeki fonlar ve Muavenet Heyeti üyelerinin çalışmaları ile ilgili sayısız görevler yerine getirmektedirler. Ayrıca, Yüce Adalet Evi kendilerine normalde seçilmiş bir kolun yerine getirdiği bir idari fonksiyonu geçici bir süre için ele almaları görevini verebilir.

Müşavirler, Hukuk’u’llah Vekilleri tayin edilebilirler.

Bir toplumun üye sayısı dokuza düşecek olursa, bir Müşavir geçici bir süreliğine Mahalli Ruhani Mahfilde ve seçilirse bir görevlisi olarak yerine konulacak bir başkası olana kadar hizmet verebilir.

Eğer herhangi bir zamanda ve herhangi bir sebepten dolayı Baha’i Dünya Merkezi ile iletişim koparsa her kıtadaki Müşavirler bireysel ve toplu olarak Milli Ruhani Mahfillere yardım etmelidirler ki iletişimler eski haline gelene kadar tebliğ çalışmaları ve Emrin normal düzeni kesime uğramadan devam edebilsin.

Yüce Adalet Evi herhangi beş-yıllık bir dönem sonucunda Kıtasal Heyetleri tekrar gözden geçirip yenilemesi mümkün olmazsa, heyetler bir veya daha fazla üyeleri çalışamayacak durumda olsa da Yüce Adalet Evi’nin yeni atamaları düşünecek uygun koşullar hakim olana kadar, sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmelidirler.

Emrin atanmış görevlileri olarak Müşavirlerin ve Muavenet Heyeti üyelerinin ahbapların saygısını almaları gerekir. Belirli bir Kıtasal Müşavirler Heyeti’nin üyesine istinaden ‘Müşavir’ kelimesinin kullanımına gelince, bunu yapmanın bir mahsuru yoktur. Fakat, makamlarla ilgili unvanların kullanımının abartılması arzu edilmemektedir. Unvan, bir müşavirin kişisel isminden ayrılmaz olmamalıdır, örneğin Müşavirler Heyetinin bir üyesine ‘Müşavir Jones’ şeklinde hitap edilmesi gibi, onlara sadece ‘Müşavir’ diye hitap edilmesi de tavsiye edilmemektedir.

Bazı zamanlarda örneğin birisine tanıttığınızda onun bir Müşavirler Heyeti üyesi olarak geçmiş hizmetlerinden bahsetmek doğaldır. Fakat şunun anlaşılması gerekir ki ‘eski müşavir‘ bir insanın taşıdığı bir unvan değildir.

MUAVENET HEYETİ ÜYELERİ

Muavenet Heyeti üyelerinin belirli atamaları konusunda Kıtasal Müşavirler Heyetinin Milli Ruhani Mahfillerle meşveret etmesi gerekli değildir. Bunu yapıp yapmama kararı tamamen Müşavirlere bırakılmıştır.

Müşavirler Heyeti herhangi bir sebepten dolayı Muavenet Heyeti üyesinin kendisine atanmış olan görevleri yerine getiremediğini düşünürse, görevlerinin beş yıllık dönemi sırasında herhangi bir zamanda Muavenet Heyeti üyeliğinde değişiklikler yapabilir.

Bir Mahalli Ruhani Mahfilin veya bir bireysel inananın belli bir sorun ile ilgili olarak iki heyetten – Yayılma veya Koruma – hangisine yöneleceği sorusu, kurala bağlanması gereken bir konu değildir, fakat mahalli seviyede tecrübe edildikçe yavaşça aydınlığa kavuşturulabilir. Eğer bir Muavenet Heyeti üyesi bir konunun meslektaşıyla daha ilgili olduğunu hissediyorsa bu kolaylıkla karara bağlanabilir.

Her ne kadar Muavenet Heyeti üyeliği Milli Ruhani Mahfilden istifa için geçerli bir sebep kabul edilmeli ise de Heyet üyesinin istifasının Emrin çıkarlarına zarar vereceğini mahfilin hissetmesini sağlayan koşullar varsa ve fakat kişi bunu yapmakta ısrar ediyorsa, durum Yüce Adalet Evi’ne intikal ettirilmelidir. Heyet üyesi, karar sonuca bağlanana kadar Milli Mahfildeki üyeliğine devam etmeli ve durumu Kıtasal Müşavirler Heyeti’ne açıklamalıdır.

Bir ülkede bir inananın hem Muavenet Heyetinde hem de seçildiği takdirde bir heyette hatta Milli Ruhani Mahfilde veya bir Bölgesel Konseyde hizmet etmesini gerektirecek özel koşullar olabilir. Böyle bir durum Yüce Adalet Evi tarafından verilen talimatla alınan geçici bir önlem olarak kabul edilmelidir.

Muavenet Heyeti üyeleri ve seçim süreci ile ilgili doğabilecek ve Milli Ruhani Mahfilin takdirine bırakılan birçok durum vardır. Bunların arasında bir Muavenet Heyeti üyesi seçildiği halde delege olarak hizmet etmeyi reddettiği zaman takip edilmesi gereken işlem; Muavenet Heyeti üyelerinin oyları sayan kişi olarak hizmet etmesini istemeye izin verilip verilemeyeceği; ve mahfile seçilmiş olan bir Muavenet Heyeti üyesinin hangi hizmet yönünü seçeceğine karar vermesi için vakit istediğinde görevlilerin seçim zamanı gibi durumlar vardır. Bir Muavenet Heyetine atanmış olan bir delege bir sonraki Milli Konvenşına kadar delege olarak hizmet etmeye devam edebilir.

Bir Muavenet Heyeti üyesinin bir birim konvenşın görevlisi olarak seçilmemesi tercih edilmektedir; fakat eğer seçilirse Muavenet Heyetinden istifa etmesi gerekmeden bu görevi kabul edebilir.

Ruhani Mahfil veya Bölgesel Konsey ya da Milli Konvenşına delege seçimlerindeki bir oy pusulası bir Muavenet Heyeti üyesinin adını içeriyor diye geçersiz sayılmamalıdır.

Muavenet Heyeti üyeleri Hukukullah Vekilleri veya temsilcileri seçilebilirler.

Müşavirlerde olduğu gibi, bir toplumun üye sayısı dokuza düşecek olursa, bir Muavenet Heyeti üyesi geçici bir süreliğine Mahalli Ruhani Mahfilde ve seçilirse bir görevlisi olarak yerine bir başkası gelene kadar hizmet verebilir. Bu koşullarda bir Muavenet Heyeti üyesi bir Mahalli Mahfilde hizmet etmek için izin istemek zorunda değildir, fakat Müşavirler Heyetini konuyla ilgili bilgilendirmelidirler.

ASİSTANLAR

Gençlerin Muavenet Heyeti üyelerinin asistanları olarak seçilmelerinin bir mahsuru yoktur. Konu Müşavirlerin takdirlerine bırakılmıştır.

Seçilmiş kurumların görevlileri, Muavenet Heyeti üyelerinin asistanları olarak atanabilirler. Birçoğu mahalli koşullara bağlıdır ve Muavenet Heyeti üyeleri bu gibi atamalarda hikmetlerini ve akıllarını kullanmalıdırlar.

Muavenet Heyeti üyelerinin sadece katiplik ve ofis işlerini yapmaları için asistanlar atamaları uygun değildir.

Bir bölgedeki Yayılmadan ve Korumadan Sorumlu Muavenet Heyeti üyesi, diğer üyenin atadığı asistanın hizmetlerinden bu asistana açıklanması şartı ile yararlanabilir. Bu iki Muavenet Heyeti üyeleri, her durum ayrı ayrı tartışılmasın diye aralarında bir anlayışa varabilirler.

Bir asistana diğer asistanların üstünde düzenli bir denetmen rolü vermek akıllıca olmamakla beraber bir Muavenet Heyeti üyesinin bir ihtiyaç olduğunda ve doğduğunda asistanlarından birinden yardım sunmasını, rehberlik etmesini ve diğer asistanların bilgi ve anlayışlarını derinleştirmesini istemesini engelleyecek bir sebep yoktur.

Bir Ruhani Mahfilin, Bölgesel Konseyin veya heyetin üyesi olan asistanlar bu üyelik ile ilgili olarak bir asistan gibi çalışmazlar ve diğer üyeler gibi meşveretlerinin mahremiyetini gizlemek gibi aynı görevleri vardır.

MİLLİ, BÖLGESEL VE MAHALLİ İDARİ KURUMLARIN ETKİLEŞİMİ

Müşavirler düzenli olarak milli heyetlerle temas etmeseler de belli bir sebep ve belli bir zaman dilimi için bir Milli Ruhani Mahfil ikisi arasında doğrudan bir ilişkiyi onaylayabilir.

Normal olarak Müşavirler – bireysel olarak, grupça veya tüm Heyet olarak – ile bir Milli Ruhani Mahfil arasındaki görüşmelerde Mahfilin başkanı başkanlık eder. Mahfilin bir oturuma başkanlık etmesi için Müşavirlerden birini davet ettiği durumlar olabilir. Müşavirlerin davetiyle birkaç Milli Ruhani Mahfilin temsil edildiği bir toplantıda meşverete Müşavirlerden birinin başkanlık etmesi uygun olur.

İhtiyaç olduğu zaman, ahbapların Milli Ruhani Mahfil üyesi olsalar da öneri için Müşavirlere yönelmeleri doğaldır. Bu tabi ki Müşavirlerin Milli Mahfil üyelerini Mahfili doğrudan ilgilendiren konuları kendileri ile paylaşmalarına teşvik etmeleri anlamına gelmez.

Tutanaklarını ve içindeki bazı bölümleri Müşavirlerle paylaşmak Milli Ruhani Mahfilin takdirine kalmıştır. Fakat Kıtasal Müşavirler Heyetinin toplantılarının tutanaklarını Milli Ruhani Mahfillerle paylaşmaları uygun değildir. Eğer Müşavirler Heyeti ile anlaşabilirlerse, bir Milli Ruhani Mahfil tutanaklarının kopyalarını ülkedeki Muavenet Heyeti üyeleri ile paylaşabilir.

Bir Ruhani Mahfil veya Bölgesel Konsey, kendilerine Müşavir tarafından sözlü olarak verilmiş olan öneri ve bilgi kayıtlarını tutanaklarına eklemeye veya bunları ilave olarak iliştirmeye karar verebilir. Eğer Müşavir bu notların yazılış tarzlarının doğruluğu açısından tekrar gözden geçirmek isterse bu incelik tabi ki onlara gösterilmelidir. Bunun gibi bir tetkik kesinlikle tutanakları bir dış otoriteye onaylaması için sunmakla aynı şey değildir.

Her ne kadar bir Milli Ruhani Mahfil yetkisi altında bulunan Mahalli Mahfillere daha iyi iletişimi geliştirmek amacıyla tutanaklarını bölgelerindeki Muavenet Heyeti üyeleri ile paylaşmalarına teşvik etmeye karar verseler de böyle yapmaları zorunlu değildir. Bu onların takdirlerine bırakılmıştır.

Müşavirler Milli Ruhani Mahfillerden işleri ile ilgili talimat almazlar. Fakat bireysel inananlar olarak nerede olurlarsa olsunlar her zaman Milli Ruhani Mahfilin yetkisi altındadırlar. Eğer Milli Mahfil, Emrin çalışmalarına zarar verecek, Müşavirin söylediği veya yaptığı bir şeyi öğrenirse, örnekler beyan ederek sevgiyle fakat açık sözlülükle bu konuyu Müşavirlerle tartışarak problemi ele almalıdırlar.

Eğer bir Milli Ruhani Mahfil, bir Muavenet Heyeti üyesinin hareketlerinin problemler doğurduğuna inanıyorsa, Muavenet Heyeti üyesine direk yaklaşmak yerine konuyu Müşavirlere aktarmalıdır. Fakat durumun kesinlikle kişisel olduğu zamanlarda Mahfil, özel olarak çözülebilir ümidi ile konuyu öncelikle Muavenet Heyeti üyesi ile ele almayı tercih edilebilir, ancak tabi ki her koşulda Muavenet Heyeti ile ilgili ciddi sorunların Müşavirlere rapor edilmesi gerekir.

Bir Muavenet Heyeti üyesi, bir bireysel Bahai olarak tüm davranışlarında herhangi başka bir inanan gibi yaptırıma tabidir. Fakat ilk örnekte, Milli Ruhani Mahfil böyle bir harekette bulunmadan önce konunun Müşavirlerle tartışılması gerekmektedir.

Eğer Muavenet Heyetinin bir üyesi, Milli Ruhani Mahfilin veya kurumlarından birinin çalışmaları ile ilgili dikkat gerektiren bir soruna rastlarsa, bunu daha sonra isterlerse ilgili Milli Mahfille ele alacak olan Müşavirlere rapor etmek onun görevidir.

Muavenet Heyeti üyelerinin yönetilmeleri ve eğitimleri Müşavirler tarafından yerine getirilen görevlerdir ve asistanların eğitimi Muavenet Heyeti üyelerinin doğrudan ilgi alanlarıdır. Bir Milli Ruhani Mahfil bu sorumlulukları üstlenemez. Eğer Müşavirler ve bir Milli Mahfil meşveretlerinde, bir Muavenet Heyeti üyesinin belirli bir hizmet alanında etkili çalışabilmesi için bazı özel eğitimlerin gerekli olduğu sonucuna varırlarsa, bu Müşavirler tarafından ayarlanabilir.

Bir Mahalli Ruhani Mahfil ile toplanması için bir Muavenet Heyeti üyesinin bir asistan ataması gerekli değildir. Asistanlar, kendilerine Heyet üyeleri tarafından tayin edilmiş olan belirli görevleri yerine getirirken Mahalli Ruhani Mahfillerle toplanabilir. Tabi ki bir Muavenet Heyeti üyesinin belli bir konu için bir mahfil ile buluşmasını asistandan istediği durumlar vardır.

Bir asistan, bireysel inanan sıfatıyla bir Milli veya Mahalli Ruhani Mahfilin istediği belli bir görevi üstlenebilir ama bir asistan olarak değil.

Asistanların, asistan sıfatlarıyla Milli Ruhani Mahfillerle toplanmaları uygun değildir.

Muavenet Heyeti üyeleri, Mahalli Ruhani Mahfilleri veya bireysel inananları hareketlerinde yönlendirmez fakat hikmetli ve gerekli olduğunu düşündükleri öneri ve tavsiyeleri yapmakta tamamıyla özgürdürler. Dahası, Mahalli Mahfillerin yazılarda geçen ruhani birlik, hareket ve gelişme seviyelerini başarmalarına yardımcı olurlar. Mahalli Ruhani Mahfiller ve inananlarla sıcak ve sevgi dolu ilişkiler kurmak da Muavenet Heyeti üyelerine düşmektedir ki öneri ve yardım için kendiliğinden onlara yönelsin.

Muavenet Heyeti üyeleri ile Mahalli Ruhani Mahfiller arasındaki ilişkide üstünlüğünün üzerinde durmak sadece gereksiz değildir ama aynı zamanda her yörede Emrin gelişimi için şart olan sevgi dolu işbirliği ve cesaretlendirme ruhuna zarar vermektedir. Bahai yönetimindeki kurumların arasındaki seviye, fonksiyon ve muamele farklılıklarının Emrin işlerine engel olması değil onları kanalize etmesi amaçlanmıştır; yönetimin bütün bu özellikleri İsm-i Azam’ın sancağı altında bir araya gelenlerin en yüce amacı olan Hz. Baha’u’llah’a alçakgönüllü hizmet bağlamında düşünülmelidir.

Bir yandan Müşavirler ve muavinleri arasındaki ve diğer yandan Mahfiller ve heyetleri arasındaki işbirliğinin, aynı zamanda aynı projelerle aktif olarak ilgilenmeleri gerektiği anlamına geldiği düşünülmemelidir. Hiç şüphesiz, birçok durumda eşzamanlı katılım yararlı hatta gerekli olacaktır fakat çatışmamaları ve yapılan çalışmalarla ilgili bilginin ve başarılan sonuçların tamamen ve özgürce paylaşılması şartıyla Müşavirlerin, Milli Ruhani Mahfilin ve tüm yardımcı kurumlar işlerini ayrı olarak ve farklı zamanlarda yerine getirilebilir.

Genelde, bireylerin kişisel sorunları, aralarındaki çatışmalar ve disiplinle ilgili konularla ilgilenmek Muavenet Heyeti üyelerinin değil, Ruhani Mahfillerin görevidir. Ancak, Muavenet Heyeti üyeleri ve asistanları, inananların danışmanları olmayı içeren fonksiyonları ile Bahai Yönetim Düzeni’nin hayati unsurlarıdırlar. Bir inanan, kişisel problemiyle bir Muavenet Heyeti üyesine veya asistana yönelirse, o inanana öneride bulunmak veya ondan Ruhani Mahfile başvurmasını istemeye karar vermek Muavenet Heyeti üyesine ve asistanına kalmıştır.

Muhacerete çıkıp çıkmama konusunda karara varmak için birey Milli Ruhani Mahfille ve yetkili heyetlerle veya bir Müşavir veya bir Muavenet Heyeti üyesi ile meşveret etmekte serbesttir. Bu bireylerden veya heyetlerden herhangi biri konuyla ilgili son kararı ilgili inanana bırakarak aynı şekilde bu gibi meşvereti yapmakta ve öneri sunmakta serbesttir. Muhaceretin geliştirilmesinde Müşavirler ve Muavenet Heyeti üyeleri özel bir öneme sahiptirler. Ahbaplara, Emrin ihtiyaçları ile ilgili olarak ellerindeki dokümanlardan bilgi tedarik etmede Muavenet Heyeti üyeleri çok avantajlı bir pozisyondadırlar. Bir birey bu hizmet alanına girmeye karar verir vermez, kendi Muavenet Heyeti üyesi tarafından idari detayları halledecek olan uygun yola, bu ister milli bir kuruma isterse Kıtasal Muhaceret Heyeti’ne olsun, aktarılmalıdır.

Gezici mübelliğ projelerinin idaresinin sorumluluğu Milli Mahfile ve onun hizmetinde bulunan kurumlara düşmektedir. Bu, gezici mübelliğler ile Müşavirler veya Muavenet Heyeti üyeleri arasındaki ilişkiye engel olmaz. Aslında, bu konularla ilgili idari otoritenin mahfillere ve onların heyetlerine dayandığının fark edilmesi sağlandığı takdirde bu gibi ilişkiler her iki tarafa da yardımcı olabilir.

Kıtasal bakış açıları ile Müşavirler özellikle sınırlarına yakın alanlarda ve hatta kıtasal sınırlar arasında komşu milli toplumlarla işbirliği için kolayca fırsatlar teşhis edebilir. Bu gibi durumlarda Müşavirler ilgili Milli Ruhani Mahfillerle meşveretler ayarlamaya ve etkili ortak girişimler tasarlamalarına yardımcı olmaya teşvik edilmektedirler.

Belirli kıtaların bazı bölümlerinde Bahai yayınlarının dağıtımı zorlu bir mücadele gerektirebilir; bu gibi durumlarda Müşavirler Heyeti, üyelerinden birinin görevlerine bağlı olarak yayınlar hakkında bilgiler yaymak ve bundan etkilenen ülkelerdeki durumu gözlemlemek için bir mekanizma yaratabilir. Bu sıfatla ilgili Müşavir ihtiyaç oldukça Publishing Trusts (Yayın Evi) ile iletişim kurmada özgür olur.

İnananların sosyal ve ekonomik gelişme aktivitelerine dahil edilmeleri için Müşavirlere, Bahai toplumunun hem içindeki hem de dışındaki bölgelerinde olan fırsatlara karşı uyanıktırlar. Hem çabaların bu alanlarında bireysel inisiyatifi teşvik etmeye hem de program tasarlamak ve uygulamak için uygun kurumlarda kapasite yaratmaya odaklanırlar. Çalışmaları, toplumun büyümesinde sosyal ve ekonomik gelişme çabalarının oynadığı rol ve genişleme ile sağlamlaşma aktivitelerini nasıl tamamladığı üzerine Milli Ruhani Mahfillerle ve Bölgesel Konseylerle meşvereti gerektirir. Müşavirlerin eğitim enstitüleri ile yakın ilişkisi onların bu kurumların sosyal ve ekonomik gelişme alanlarında eğitim almalarına ve enstitüler yeterince güçlü olduğu zaman proje tasarlamalarına bile yardımcı olmalarını sağlar.

SEÇİMLER VE KONVENŞINLAR

Bir Milli Konvenşın’da hazır bulunan Müşavirlere, tartışmalara katılma özgürlüğü verilmiştir. Müşavirlerin ayrıca Kıtasal Konvenşın’da söz hakkı vardır, fakat, çok az vakit ve çok fazla delege olduğu için genelde bu haklarını kullanmaktan sakınırlar.

Bir Milli Konvenşın’a hiçbir Müşavir katılamazsa onların özel vekilleri olarak hareket etmeleri amacıyla o Konvenşın için bir veya iki Muavenet Heyeti üyesi tayin edilebilir. Müşavirler tarafından atanmamış olan, bir Milli Konvenşın’da mevcut olan Muavenet Heyeti üyeleri Konvenşın onlara söz hakkı vermedikçe bu söz hakkı ayrıcalığına sahip değildirler.

Bahai seçimlerinin mukaddesliğinin ihlal edilmemesini sağlamak için Müşavirlerin ve Milli Ruhani Mahfillerin birlikte çalışmaları gerekmektedir. Yıl boyunca Bahai seçimlerinin esasları hakkında inananları eğitmek ve delegeleri sorumluluklarının kutsal tabiatı hususunda bilgilendirmek bu iki kurum arasındaki işbirliği çerçevesinde yerine getirilebilecek aktivitelerdir. Muavenet Heyeti üyeleri ve asistanları ahbaplara Mahalli Mahfillerin, Bölgesel Konseylerin ve delegelerinin seçimlerinde yardımcı olma çabalarına katılabilirler. Milli Konvenşın gününde veya öncesindeki gecede bir veya daha fazla Müşavirin Bahai seçimlerinin ruhani önemi ve delegelerin görevleri ile ilgili delegelerle konuştuğu bir toplantı ayarlamanın çok verimli bir uygulama olduğu kanıtlanmıştır.

Müşavirlerin seçim propagandası olarak yorumlanabilecek doğru veya yanlış uygulamalara karşı dikkatli olmaları gerekmektedir. Bunun gibi uygulamalar gözlemlendiği zaman Müşavirler konuyu uygun bir biçimde Milli Ruhani Mahfilin dikkatine sunmalıdır. Bir Milli Konvenşın’ın idaresinde oluşturulmuş Bahai prosedürlerinden bariz ayrılıklar varsa Müşavirler veya Konvenşın’a katılan temsilcileri Bahai Dünya Merkezi’ne haber vermelidirler.

KONFERANSLAR

Müşavirlerin bir takım milli toplumları içeren özel toplantılar ayarlamaları için geniş bir faaliyet alanı vardır fakat bu gibi konferanslar herhangi bir uygulamadan önce Bahai Dünya Merkezi tarafından onaylanmalıdırlar. Ayrıca, Müşavirlerin Milli Mahfillere uluslararası konferanslar, örneğin uluslararası gençlik konferansları, düzenlemeleri ile ilgili önerilerde bulunmaları ve faaliyetler için gerekli olan şevki uyandıracak aktiviteleri teşvik etmeleri uygundur.

Müşavirler, Muavenet Heyeti üyeleri için bütün bir kıtada ve dolayısıyla herhangi bir bölümünde konferanslar tertipleyebilir. Muavenet Heyeti üyeleri ile buluşmaları için gerekirse Kıtasal Fon’dan yardım ederek Milli Mahfil üyelerini davet etmeleri arzulanabilir.

Bir milli toplum içerisinde konferanslar ve seminerler, Müşavirler veya Muavenet Heyeti üyeleri tarafından değil Milli Ruhani Mahfil veya heyetleri tarafından deklare edilir. Bu, aynı ülkede biri Milli Mahfilin ve diğeri Müşavirlerin yetkisi altında olan iki paralel konferans dizisi izlenimini önlemek içindir.

Bir Muavenet Heyeti üyesi sorumluluğuna giren bölgedeki birkaç komşu Mahalli Ruhani Mahfilin üyelerini, onları da etkileyen projeler veya problemler üzerine meşveret için bir konferansa davet edebilir. Hiç şüphesiz Muavenet Heyeti üyeleri de kendi inisiyatifleri ile asistanları için toplantılar ayarlayabilirler.

BÜTÇELER, YARDIM FONLARI VE MÜLKİYETLER

Müşavirler değişik amaçlar için Milli fondan dağıtımların bağıntılı miktarları konusunda bir Milli Ruhani Mahfil ile meşveret etmekte özgürdür.

Müşavirler ve bir Milli Ruhani Mahfil arasındaki meşveretin önemli bir özelliği, Müşavirlerin idaresindeki yardım fonlarının kullanılmasıdır. Bu çeşitli fonların amaçlarının her birinin çok iyi tanımlanmış olmasıyla beraber uygulanışlarında çok fazla esneklik vardır. Yayınların ve görsel-işitsel materyallerin geliştirilmesine yardımcı olan fonlar, örneğin çeşitli parçaların tamamen veya kısmi olarak tedarik edilmesi, tercüme edilmesi ve üretilmesini tahsis etmede; çekirdek yazın programları geliştirmede; veya yazıları verimli ve ekonomik olarak uygulanabilir bir şekilde üretip dağıtabilmek için Publishing Trusts’un ve kurumlarının kapasitesini arttırmada kullanılabilir. Tebliğin geliştirilmesi için olan yardım fonları, bir Milli Mahfilin beklenmedik ani fırsatlardan yararlanmasını, uzun süreli çabalara yardımcı olmayı veya hatta bütün bir bölgede Emrin büyüme programlarını desteklemeyi sağlamak için hizmete sunulabilir. Diğer fonlar eğitim enstitülerinin çalışmaları, bazı personellerinin atanması ve küçük sermaye harcamaları için Müşavirlerin tasarruf hakkına verilmiştir. Bütün bu fonların harcanması için mekanizma, ihtiyaç oldukça Uluslararası Tebliğ Merkezi tarafından oluşturulur.

Müşavirler veya vekilleri, daha sonra onaylanması için Milli Ruhani Mahfile verilen yıllık bütçelerinin oluşturulması için Bölgesel Konseylerle meşveret edebilir. Bölgesel Konseylere, tasarruf haklarında bulunan yardım fonlarından maddi yardım yapmak da Müşavirlerin takdirindedir.

Bahai mülkiyetlerinin idaresi, her bakımdan Milli Ruhani Mahfilin ele alması gerektiği bir konudur ve normalde Müşavirlerin sorumluluk alanına girmez. Fakat, herhangi bir zamanda Müşavirler, belli bir mülkiyet ile ilgili konunun Emrin en iyi çıkarlarına zararlı olduğunun kanıtlandığını gözlemlerlerse endişelerini Milli Mahfilin dikkatine sunma zorunlulukları vardır.

KITASAL FON

Her Kıtasal Müşavirler Heyeti bütçesini senenin başında Uluslararası Tebliğ Merkezi’ne sunar. Kıtasal Fon’a tahminlenen teberrular beklenen masrafları karşılamazsa Heyet, Bahai Uluslararası Fonun’dan yardım alır.

Aslında bir Kıtasal Müşavirler Heyeti istediği şekilde herhangi bir Bahai Fonuna veya teşebbüse Kıtasal Fon’dan katkıda bulunabilir. Eğer faaliyetleri Bahai Uluslararası Fonu tarafından karşılanıyorsa doğal olarak bunu yapmakta tereddüt edeceklerdir.

Müşavirlerin Milli Ruhani Mahfillerle veya hizmet ettikleri kıtadaki dostlarla Kıtasal Fonun hepsinin veya bir bölümünün detaylarını paylaşmalarının bir mahsuru yoktur. Bu gibi uygulamalar teşvik edilmeseler de karar tamamen Müşavirler Heyeti’nin kendisine aittir.

Milli toplumlar aynı gelişim aşamasında değillerdir ve koşullar bir toplumdan diğerine çok farklılık gösterir. Bundan dolayı, ahbapları Emrin fonları konusunda eğitirken Müşavirler ve Muavenet Heyeti üyeleri bazı yörelerde Mahalli ve Milli Fonlara önem vermeyi tercih edebilirler, diğer yandan da başkalarında ahbaplara genel çağrılarında Kıtasal Fonu da dahil edebilirler. Birçok Milli ve Mahalli Mahfilin Kıtasal Fona teberrular için çağrıda bulunmalarına izin verilmektedir ve hatta arzulanmaktadır.

Muavenet Heyeti üyeleri ve asistanları genel olarak Kıtasal Fona teberruların aktif toplanmasıyla ilgilenmemelidirler. Bu gibi teberrular Müşavirler koşulları hazırladıkları zaman direk olarak Kıtasal Fona yapılabileceği gibi aynı zamanda Mahalli Ruhani Mahfiller ve Milli Ruhani Mahfil aracılığı ile de yapılabilir. Fakat, bir Muavenet Heyeti üyesi veya bir asistan, ahbaplarca yapmaları istendiğinde, özellikle uzak bölgelerde güvenlik açısından Kıtasal veya diğer Fonlara iletilmesi şartıyla onlardan teberrular kabul edilebilir.

Muavenet Heyeti üyelerinin işlerini yerine getirmeleri için harcamalar, gerektiği takdirde, Kıtasal Fondan karşılanmalıdır. İhtiyaç ortaya çıkarsa, bir Müşavirler Heyeti, bir Muavenet Heyeti üyesinin önceden belirlenmiş bir süre için Emre tüm gün hizmet edebilmesi için bütçe tedarik edebilir. Böyle bir kararı alırken Müşavirlerin böyle bir adımın uzun dönemdeki etkilerini düşünmeleri gerekir.

Genelde, asistanların çalışmalarının mahalli yapısı yüzünden onlar Kıtasal Fondan destek almadan görevlerini yerine getirebilmektedirler.

Ahbapların müsait olan herhangi bir fon aracılığı ile bir eğitim enstitüsü eğitmeni atamasını kanalize etmeleri mümkün olsa da Müşavirler bu gibi desteğe ihtiyaç olan kurumları tanımlama durumunda oldukları için Kıtasal Fona olan vurgu önemlidir. Mahalli veya Milli Fon aracılığı ile kanalize edilen bu amaç için tahsisli teberrular, harcanması için sonunda ilgili Kıtasal fona aktarılacaktır.

??
??
??
??
1

Table of Contents: Albanian :Arabic :Belarusian :Bulgarian :Chinese_Simplified :Chinese_Traditional :Danish :Dutch :English :French :German :Hungarian :Italian :Japanese :Korean :Latvian :Norwegian :Persian :Polish :Portuguese :Romanian :Russian :Spanish :Swedish :Turkish :Ukrainian :